“ENDÜSTRİ 4.0’A UYUMLU ÜRETİM TEKNOLOJİMİZLE TÜRK SANAYİSİNE DEĞER KATIYORUZ”

24 Mayıs 2018 Perşembe 09:49
“ENDÜSTRİ 4.0’A UYUMLU ÜRETİM TEKNOLOJİMİZLE TÜRK SANAYİSİNE DEĞER KATIYORUZ”
DLT Makine Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Keçeci ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sizlerle paylaşıyoruz.

“Her yolculuk ilk adımla başlar. Ama gideceğimiz yere ulaşmak için ikinci, üçüncü ve gerekli tüm adımları atmak zorundayız” demiş Dan Millman. DLT Makine’nin de böyle başlamış hikâyesi… Bilgi ve becerisi her daim takdir edilen başarılı bir sanayicinin oğlu Abdullah Keçeci... Babasının izinden giderek ilk önce ferforje alanında faaliyet göstermiş. Ardından sektördeki eksiklikleri fark ederek kendi firmasını kurmaya karar vermiş ve 2010 yılında kendi firmasını kurmuş. Bugün hem üretim maliyetleri hem de rekabet koşulları açısından sunduğu çözümlerle müşterilerine dünya çapında farklılıklar sunan DLT Makine kurulduğu ilk günkü heyecanıyla faaliyetlerini sürdürüyor ve Türk sanayisine değer katmaya devam ediyor.

DLT Makine’nin kuruluş sürecinden bahseder misiniz?

Kuruluş sürecimiz; öncelikle genlerimden gelen, ruhumdaki gücü keşfettiğimi anlamam ve farkına varmamla başladı. Yıllarını değirmen sektörüne veren babam İbrahim Keçeci, bu alanda Konya’da bulunan rakip ve meslektaşları tarafından dile getirilen ve bilinen kompakt tip değirmenlerin mucididir. Türkiye genelinde sektördeki insanlar babamın meslek içerisinde bilgi ve becerisini hep takdir etmişlerdir. Ayrıca babamın 1973 - 1999 yılları arasında şirketi içerisindeki; projelendirme, tasarım, makine imalatı vb. başarılı faaliyetleri, bizim çocukluk ve büyüme çağlarımızda ruhumuza işledi diyebiliriz.

Böyle bir babanın evladı olarak 2004 yılında ferforje alanında hizmet verebilmek adına makine imalatı yaparak ortaklı bir firma kurdum. Bu firmada ortaklarımızla 2 yıl birlikte hizmet verdim. Zaman içerisinde ortağı olduğum bu firmada yaptığımız imalatlar içerisinde birtakım eksiklikler tespit ettim.

Teknolojik bakımdan bu iş artık daha makineleştirilerek yapılmalıydı. Daha sonra makine sektörü beni tekrar geri içine çekti ve ortaklarımdan ayrılarak kendi adıma bir firma kurdum. Firmada ferforje imalatı üzerine tek kişi ile çalışan çok teknolojik bir çalışmaya imza attım. Bu konuda 2008 yılında TÜBİTAK’tan bir ödül de aldım. Bu başarı, beni metal şekillendirme sektörü içerisinde çalışmaya teşvik etti. Çünkü bu sektör, teknolojiye ve üretim endüstrisi içerisinde çok geniş bir yelpazeye hitap eden bir sektördü. Bu sebeple 2010 yılında markalaşabilmek adına DLT Makine’yi kurdum. Bu tarihten itibaren yaptığımız tüm imalat ve tasarımlar müşteri talepleri doğrultusunda tamamen özgün ve üretim teknolojisi açısından maliyet ve rekabet alanında müşterilerimize sunduğumuz çözümler oldu.

“Müşterilerimizin menfaatini her zaman ön planda tutuyoruz”

Müşterilerinize sunmuş olduğunuz ürün ve hizmetler neler? Hangi sektörlere ne tür üretimler yapıyorsunuz?

Güzel bir soru fakat bu sorunun cevabında sayacağım her isim ile sektörler içerisindeki kılcal damarlarına kadar varız. Her sektör dalında rekabet ve arz talep ile paralel çözümlerimiz sayesinde bu sektör başlıkları içerisinde minimum 20 ayrı alana hitap ediyoruz.

Yassı levha üretim tesisleri, çelik servis merkezleri ve fabrikaları, inşaat sektörü, otomotiv sektörü, solar enerji, güneş panelleri alt yapısı, beyaz eşya, depolama ve raf sistemleri, enerji sektörü ve enerji sevk hatları, trafik sinyalizasyon sistemleri, tarım makineleri, değirmen makineleri, hububat depolama sistemleri, hızlı üretim hatları içerisinde montaj robotları ve kaynak otomasyon sistemleri bunlardan bazılarıdır.

Seri üretim sistemlerinde nasıl bir fark ortaya koyuyorsunuz?

Bu konuda yaptığımız işi kasaplık mesleğine benzetirsek; kasap dükkanlarında satılan kemikli kuzu etini, kemiksiz kuzu eti olarak müşterilerimizin menfaatine sunuyoruz diyebilirim. Yani biz, yaptığımız makinelerde metal üzerinde mevcut üretim sistemleri içerisinde birçok ayrı işçilikle farklı makinelerde elden geçerek üretilen şekil almış metalleri ve üzerindeki detay işçilikleri, tek seferde makinelerimiz üzerinde kurduğumuz hayallerle birleştirerek nihai ürün olarak sunabilmek amacıyla yaptığımız çalışmalarla; hem üretim maliyetleri hem de rekabet koşulları açısından ayrıca stoklu çalışmaların zorunlu olduğu sektörlerde sunduğumuz çözümlerle müşterilerimize dünya çapında farklılıklar sunuyoruz.

Teknoloji ile çok eş değer bir gelişiminiz var. Ar-Ge çalışmalarınızı ve diğer sistemlerinizi hakkında bilgi verir misini?

Bu çalışmalar içerisinde mekatronik olarak günümüzde öne çıkan yeni meslek dalını çok ileri seviyede kullanmaya özen gösteriyoruz. Mekanik ile otomasyon ve elektronik sistemlerin bütünleşmesi konusunda ve beraberinde müşterilerimiz için faydalı olabilmek adına çözümler sunuyoruz. Ayrıca Amerika ve Avrupa’da imal edilen makinelerin sunduğu bazı imalat sistemleri alışıldık imalat sistemlerinden çok farklı; bu doğrultuda özellikle otomotiv sektörü içerisinde nihai ürün konusunda çözülmesi zor imalatlar yapılıyor. Örneğin; arabalarda bulunan marş biyeli olarak isimlendirilen parçaları 3D yani 3 boyutlu imalat yapan hatlar içinde imal ediyorlar.

Firma olarak bizim de bu konu üzerinde Ar-Ge çalışmalarımız ve projelerimiz mevcut. Farklı bir ürün olan trafik sinyalizasyonu üzerine imal ettiğimiz bir makinemizle bir yıl içerisinde dünyada 3. sıraya yerleşeceğiz.

“Projelerimizi Ar-Ge, sanayi ve üniversite işbirliği doğrultusunda sürdürüyoruz”

Sektör olarak kümelenme faaliyetleri konusunda çalışmalarınız var mı?

Aslında alanımızda yaptığımız farklı imalatlarımız kümelenmeyi zaruri hale getiriyor. Bu kapsamda Ar-Ge, sanayi ve üniversite işbirliği sunuyoruz. Bütün projelerimiz hemen hemen bu paralel doğrultusunda ilerliyor. Rekabet açısından müşterilerimize sunduğumuz çözümler de buna örnektir.

Bu konuda yeni teknolojiler ve alanında yaptığımız çalışmalar kümelenme adına olumlu gelişmelerdir. Fakat bu noktada en çok zorlandığımız konu; müşterilerimizin kümelenme içerisinde imza attığımız farklı projelerin ve çalışmaların kendilerine özel olmasını istemeleridir. Böyle bir çalışmanın tek firma lehine değil de ülke ekonomisine katkı sağlaması konusunda müşterilerimizle fikir ayrılığı yaşıyoruz. Teşvikler ve yeni girişimcilere zaten alanımızda hep ümit verici oluyoruz.

Tüm sektörlerin gereksinim faaliyetlerini nasıl takip ediyorsunuz?

Sektörler arası gereksinimler, bazen devletin uyguladığı kalkınma projelerini ve destekleri takip ederek bu sektörlerin ihtiyaçlarını değerlendirme ve tespit etme yoluyla projeler geliştirme ile oluyor.

Bazen de yaptığımız projeler farklı alanlara hitap ettiği ve ayrıca bu alanlara hitap ettiğimiz makineler genelde piyasada aktif olarak üretilmeyen ve bulunmayan işe ve imalata özel projeler olduğu için müşterilerimiz tarafından bize ulaşılıyor. Bu alanda internet ortamında bulunan videolarımız müşterilerimizin dikkatini çekme konusunda bize fırsat veriyor ve farklılığımızı ön plana çıkartıyor.

Türkiye’de sektörel anlamda kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?

Sektöre öncülük ve farklılık bilinciyle ve Türkiye’de bulunan meslektaşlarımızı takip etmek yerine teknolojik bağlamda ileri seviyede olan Batı ve Amerika’da bulunan üreticileri takip etmek, buralarda bulunan farklı projeler üzerinde çalışarak artı yönlerini alıp, kendi hayallerimizle birleştirdiğimiz zaman çok farklı imalatlar sergiliyoruz. Bu konuda bizim hedefimiz kendi markamızın menfaatinden daha çok ülkemizin menfaatini düşünmektir. Firma olarak bu ruhu görev olarak addediyoruz.

Türkiye’de sektörün sorunları hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Yapmış olduğumuz imalatlar, ihracatı olumlu anlamda geliştiren yatırımlardır fakat firmamız gibi pek çok firma bu konuda daha geniş devlet desteklerine ulaşmakta güçlük çekiyor.

Şu anda malum 15 Temmuz olayları sonrasında TÜBİTAK gibi teknolojiyi direkt olarak destekleyen kurumlar içerisinde 15 Temmuz öncesinde de istismara uğrayan kurumlarımızın acilen toparlanmaları ve işleyişlerine devam etmeleri gerekiyor. Bu konuda bir sanayici olarak işleyişi ve toparlanmayı çok yavaş buluyorum. Ayrıca ülkemizin kanayan yarası olan eğitim sistemimizi halen oturtamadığımız için endüstri meslek liseleri ve üniversitelerimizde pratikte faydalı öğrencileri halen yetiştiremiyoruz. Bu sebeplerle sanayi ortamında tabandan yetişerek gelen sanatkâr adayları neredeyse kalmadı. Her geçen gün bu süreç aleyhimize işliyor. Devlet büyüklerimizin bu konuda acilen bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyorum. Bu alanlarda sempozyumlar yaparak, sanayicilerle uygulama alanları oluşturarak, genç insanların yetenekli olanlarını ülke ekonomisi içinde bugün nasıl yeni politikalarla siyasette buluşturuyorsak; sanat, kültür ve eğitim alanında da sıra dışı çıkışlarla süreci hızlandırmalıyız.

“DLT Makine, sektöre güvenilir çözümler sunuyor”

Firma olarak 2018 yılı hedefleriniz neler?

Hedefimiz, ülkemizi ve şirketimizi uluslararası pazarda belirli bir noktaya taşıyarak sektör içerisinde farklı projelerle bilinen bir marka haline gelmektir. Ayrıca amacımız firma olarak sunduğumuz projelerle gelecek nesillere yol açmak, yetiştirmek ve bizim taşıdığımız noktadan ileri gitmeleri için onlara fırsat oluşturmaktır.

Çünkü eğitimli ve kalifiye sanatkâr her geçen gün kıymetlenmektedir. Sağlam bir gelecek gençler üzerine inşa edilmelidir.

Endüstri 4.0 tüm sektörlerde önemli yeniliklere yol açıyor. Bu kapsamda ne tür yenilikler yapıyorsunuz?

Az önce bu konunun aslında bahsi geçti fakat bu bahsi biraz daha teknik olarak açıklamak istiyorum. Aslında biz ürettiğimiz imalat hatlarıyla tam manasıyla Endüstri 4.0 için çözümler üreten bir işletmeyiz. Çünkü imal ettiğimiz hızlı üretim hatları ve robotsal montaj sistemleri içinde ürettiğimiz projeler, siber fiziksel sistemlerle örtüşmekte ve yapılan imalatların denetimi ve gözlenmesi noktasında müşterilerimize imkan sağlamaktadır.

Endüstri 4.0’ın şirketlere, üretime ve ülke ekonomisine yararları neler olabilir?

Günümüzde gelişen teknoloji ağı ve bilişim teknolojileri dünya genelinde oturmuş vaziyettedir. Bu çerçevede ortaya çıkan Endüstri 4.0 konusunda ülkemizin kayıtsız kalması düşünülemez. Bu nedenle şirketlerimiz, ülke ekonomisine katkısı ve günümüz dünyasında yeni bir evreye giren Endüstri 4.0 sistemine rekabetçi üretim şekliyle paralel olarak yenilenmeye mecburdur. Bu şekilde ortaya çıkan yeni endüstri içerisinde şirketler kazanç sağlayacaktır. Üretim hızlanacak ve siber fiziksel sistemler ile denetim sayesinde üretim kalitesi elde edilecektir. Sürekli raporlama, gelecekte şekillenecek imalat teknolojilerine raporlama yöntemiyle destek verecektir, hız kazandıracaktır. Bu sebeple ülke ekonomisi kazanç sağlayacaktır.

“Ürettiğimiz imalat hatlarıyla tam manasıyla Endüstri 4.0 için çözümler üreten bir işletmeyiz”

Son olarak eklemek istedikleriniz…

Mesleğimiz açısından ülke ekonomisine faydalı işler yapmayı Allah’tan niyaz ederim. Eş zamanlı olarak şirketimizi kurumsal bir noktaya taşımak ve bu eserlerle anılmanın nasip olmasını dilerim.

Bu haber toplam 1041 defa okunmuştur
dergi isteği
katalog tasarlıyoruz
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Haberler