“Türkiye, teknoloji üreten İtalyan firmaları için büyük bir pazar”

27 Kasım 2018 Salı 09:28
“Türkiye, teknoloji üreten İtalyan firmaları için büyük bir pazar”
ITA - İtalyan Dış Ticaret Ajansı 1987 yılından bu yana İtalyan ve Türk şirketler arasında ticari işbirlikleri sağlamak amacıyla çeşitli faaliyetler organize ediyor. Bu kapsamda fuar organizasyonları, teknik seminerler ve ikili görüşmeler düzenleyen ITA, Türkiye’deki özel ve kamu kurumları, sektörel dernekler ve Türk firmaları ile sağlam temelli ilişkiler kuruyor.

İtalyan Dış Ticaret Ajansı Direktörü Aniello Musella ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sizlerle paylaşıyoruz.

Öncelikle bizlere kendinizden bahseder misiniz?

1982 yılından bu yana ITA - İtalyan Dış Ticaret Ajansı’nda görev almaktayım. ITA, İtalyan Hükümeti’ne bağlı bir kuruluştur ve merkez ofisi Roma’dır. ITA adına dünyanın pek çok ülkesinde çalışma şansım oldu. Asya’da; Hong Hong, Tayvan ve Çin’deki ofislerimizde görev aldım. Daha sonra 9 yıl boyunca tekrar İtalya’da görevime devam ettim. Dolayısıyla moda, tasarım ve mobilya gibi önemli sektörleri yakından takip ettim. Daha sonra 4 yıl boyunca mekanik departmanında yönetici olarak ilaç, makine ve yenilenebilir enerji sektörlerine yönelik hizmet verdim. Büyük altyapı projelerini de takip ettim ve bununla ilgili promosyon faaliyetlerini yürüttüm. ABD’de merkezi New York olan ofisimizde 8 yıl ve yine Roma’da 2 yıl görev aldıktan sonra 2015 yılının Kasım ayından itibaren İstanbul ofisimize geldim ve faaliyetlerimi sürdürmekteyim.

ITA’yı (İtalyan Dış Ticaret Ajansı) tanıyabilir miyiz? ITA’nın faaliyetlerinden, amaç ve hedeflerinden bahseder misiniz?

ITA, şirketlerin promosyon faaliyetlerini yöneten bir devlet kuruluşudur. ITA olarak İtalya ve İtalya dışındaki tüm ülkelerle ticari iş birlikteliklerimizi arttırmayı ve geliştirmeyi amaçlamaktayız. Yönetim ve koordinasyon sağlanan Roma’daki merkez ofisimizin öngördüğü program ve projeleri dünya genelinde ofislerimiz takip etmektedir. Dünya çapında 66 ülkede yaklaşık 70 ofisimiz bulunmaktadır. İstanbul’daki ofisimiz de bunlardan bir tanesidir. 1986’da kurulan İstanbul’daki ofisimizin yürüttüğü faaliyetler arasında promosyon, tanıtım ve bunların dışında İtalya’daki Türk firmalarının çeşitli sektörlerdeki fuarları ve ziyaret faaliyetleri yer almaktadır. 2018 yılında İtalya’da 32 adet proje ve fuar ziyareti organize ettik. Önümüzdeki Mart ayına kadar da organize edeceğimiz 20 adet proje ve fuar organizasyonu mevcut. Bununla birlikte ziyaretini sağladığımız Türk firma sayısı yaklaşık 2000 firmaya ulaştı. Ayrıca İtalya’da organize etmiş olduğumuz Türk firmalarının satın alma heyetleri de bizler için büyük önem taşımakta. Çünkü böylelikle Türkiye’deki firmalara İtalya’daki sektör ve teknolojileri yakından tanıma fırsatları vermekteyiz ve Türk firmaları, İtalyan firmalarının makinalarını ve ürünlerini görme fırsatı yakalamaktalar. Bu ziyaretler esnasında ikili görüşme ajandası kapsamında Türk firmalarıyla İtalyan firmalarını bir araya getirmekteyiz. Faaliyetlerimiz arasında ANKİROS Fuarı’nda olduğu gibi Türkiye’deki belli başlı fuarlarda ülke standı katılım organizasyonları da yer almaktadır. Bunun dışında seminerler de organize etmekteyiz. Önümüzdeki Mart ayında İtalya’nın Milano kentinde konu başlığı “Enerji” olan bir seminer organize edeceğiz. Türkiye’de ise İtalya’ya yatırım yapmak isteyen Türk firmalarına yönelik Ankara’da bir seminer hazırladık. Bizim yaptığımız faaliyetler bir nevi günbegün bilgi paylaşımıdır. Ülkelerdeki ekonomi, teknoloji gibi güncel sektör bilgilerini İtalya ile paylaşmaktayız.

Son dönemde Türkiye’de bulunan sanayi bölgelerine yönelik önemli bir araştırma yaptık. Araştırmalarımız sonucunda İtalyan ürünlerinin ağırlıklı olarak satıldığı 5 tane sanayi bölgesi belirledik. Belirlenen bölgelerdeki en önemli sektörler arasında; kimya, ilaç, mekanik, enerji ve otomotiv sektörleri yer almaktadır.

Bu araştırmada Türkiye ile birlikte bizimle çalışan ve bize destek veren İSPAT yatırım konusunda faaliyet gösteren bir kurumdur. Araştırmalar tamamlandıktan sonra yakın bir zamanda Milano’da bir seminer düzenleyeceğiz. Bu seminerler ithalat firmaları açısından büyük önem taşıyor. Çünkü İtalyan firmalarını, Türkiye’nin yılın üçüncü çeyreğinden itibaren gündemini meşgul eden TL’nin, Dolar ve Euro bazında değer kaybetmesi ve Türkiye’ye yapılacak yatırımlar konusunda teşvik etmek ve onlara konular hakkında bilgi vermek istemekteyiz.

ITA, ANKİROS Fuarı’na kaç firma ile katıldı? Bu firmaların isimlerini öğrenebilir miyiz?

ANKİROS Fuarı’na bizimle birlikte 8 firma katıldı. Bu firmalar; Trim Presler, G.N.R, Foundry Ecocer, Foundequip, Eurografite, Bühler, Brondolin ve Amafond. Bu firmaların bir kısmı dökümhane sektörüne bir kısmı ise demir çelik sektörüne yönelik ürünler geliştiriyor. Bunların haricinde bizim standımız dışında fuara bağımsız olarak katılan 14 firma bulunmaktadır. Türkiye distribütörü olarak katılan toplam firma sayısı ise 60 civarında.

“İtalya yeni yatırımlar konusunda Türkiye’ye güveniyor”

ANKİROS Fuarı, ITA ve İtalyan şirketleri açısından nasıl geçiyor?

Fuar beklentilerinizi karşılıyor mu? ANKİROS Fuarı, İtalyan firmaları için gerçekten çok önemli bir fuar. Çünkü bu fuarın İran, Suudi Arabistan ülkeleri gibi pek çok bölgeden gelen yabancı ziyaretçileri bulunuyor. Genel itibariyle İtalyan firmaların hem fuardan memnun kaldıklarını hem de fuardaki firmalarla güzel görüşmeler yaptıklarına yönelik bilgiler aldık. Bizde ITA olarak fuardaki çok sayıda İtalyan firmayla görüşerek piyasayla ilgili genel bilgiler alma şansı yakalamış olduk.

İtalya’nın çelik ve döküm sektöründeki politikaları hakkında neler söyleyebilirsiniz? İtalyan üreticiler daha çok hangi ürünlerin üretimine odaklanıyor?

Genel olarak demir çelik piyasasından bahsedecek olursak; aslında kur dalgalanmalarından dolayı TL’nin değer kaybetmesinden, çelik ve döküm sektörünün çok fazla etkilemediğini görmekteyiz. Çünkü buradaki dökümhaneler ürünlerinin yüzde 60-70’ini yurtdışına ihraç ediyor. Dolayısıyla da krizden etkilenmemiş durumdalar. İtalyan firmaları arasında; döküm, makina ve teknoloji üzerine faaliyet gösteren firmalarımız mevcut. Dolayısıyla bu anlamda Türkiye önemli bir partner ülke olarak yer almakta. Bu noktada Türkiye’nin, teknoloji üreten ve ürünlerini satmak isteyen İtalyan firmaları için aslında güzel bir pazar olduğunu düşünmekleyiz. Tabii ki son dönemlerde bir azalma söz konusu olsa da uzun vadede her zaman iş birlikteliklerimiz devam edecektir.

“2018 yılında 32 adet proje ve fuar ziyareti organize ettik”

Türkiye ve İtalya arasındaki ticaret hacmi ne durumda? Fuarda Türk firmalarıyla iş birlikleriniz oldu mu? Olacak mı?

Aslında tarih boyunca İtalya ve Türkiye arasında 300 yıl kadar eskiye dayanan, her daim yakın ilişkiler kurulmuştur. Son 20 yıla bakacak olursak da İtalya ve Türkiye arasındaki iş hacmi seviyesi her sene artarak ilerlemiştir. Birçok İtalyan firmasının Türkiye’de fabrikaları ve ofisleri faaliyet göstermektedir. Bu firmaların sayısı da yaklaşık 1400 civarındadır. 2018 verilerine baktığımızda İtalya, Türkiye’nin en önemli 5. partneri konumundadır. 2017 yılında ise yaklaşık 20 milyar dolar bazında ithalat ve ihracat faaliyeti gerçekleşmiştir. İtalya’nın Türkiye’ye ihracat yaptığı en önemli sektör makine ve otomotiv sektörü olmuştur. Bunun dışındaki diğer önemli sektörler ise ilaç, enerji ve altyapı sektörleridir. Bu sektörlerin dışında Türkiye’nin birçok enerji ve altyapı projelerinde de İtalyan firmaları yer almıştır. ITA olarak geçtiğimiz sene İtalya’da yatırım yapmak isteyen Türk firmalarına yardımcı olabilmek amacıyla FDI departmanı kurduk. Bu departmanı kurmamızın asıl sebebi de yurtdışına yatırım yapmak isteyen ülkelerin ilk etapta İtalya’yı potansiyel ülke olarak görmeleridir. Bu da ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamaktadır.

Endüstri 4.0 tüm sektörlerde olduğu gibi demir çelik ve döküm sektöründe de önemli yeniliklere yol açıyor. Bu kapsamda Endüstri 4.0’ın şirketlere, üretime ve ülke ekonomilerine faydaları neler olabilir?

İtalya, Endüstri 4.0’a geçiş dediğimiz teknoloji kapsamında otomasyon, dijital ve kendi teknolojilerini üst seviyelere getirebilmek adına ciddi teşvik ve adımlar atmıştır. Endüstri 4.0, İtalya Ekonomiyi Geliştirme Bakanlığı tarafından başlatılan, özellikle mekanik ve makine sektöründe daha fazla Ar-Ge faaliyetlerinin yapılması, geliştirilmesi konusunda İtalyan firmalarına yönelik başlatılan bir programdır. Bu konuda özellikle son 3 yılda İtalyan Hükümeti de birtakım teşviklerde bulunmuştur. Endüstri 4.0’la birlikte İtalyan firmalarının üretmiş olduğu teknolojinin geliştirilmesi, uluslararası faaliyetlerinin ve rekabet gücünün arttırması amaçlanmaktadır. İnovasyon yapmak isteyen İtalyan firmalarına sektöre bağlı olarak vergi indirimi de uygulamaktadır. Dolayısıyla bu program İtalya ve İtalyan firmalar açısında çok önemlidir ve son yıllarda da İtalyan firmaları bu kapsamda önemli gelişmeler kaydetmiştir.

Son olarak Türkiye’deki sanayicilere neler söylemek istersiniz? ANKİROS Fuarı, Türk sanayicilere ne gibi katkılar sağlar?

Türkiye, demir çelik ve döküm sektöründe gerçekten önemli ve inanılmaz potansiyele sahip bir ülkedir. Son 20 yıla baktığımız zaman zaten bunu bariz bir şekilde görebilmekteyiz. Türkiye’deki en önemli fuarlardan biri olan ANKİROS Fuarı’nda gerçekten çok önemli ve büyük firmalar boy göstermektedir. Ayrıca fuara katılan büyük yabancı firmalar da Türkiye’nin sanayide ne kadar önemli bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Fuara 80 İtalyan firmasının katılması da özellikle Türkiye’nin İtalya açısından da ne kadar önemli bir ülke olduğunun kanıtıdır.

Brondolin Ceo’su Davide Brondolin:

“Türkiye bizim en büyük pazarlarımızdan bir tanesi”

1984 yılından bu yana Brondolin’de görev alıyorum. Teknik tecrübem mühendislik okulundan geliyor. Şirketimiz, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yani bundan yaklaşık 50 yıl önce babam tarafından kuruldu. Şu an Brondolin CEO’su olarak diğer mühendislerimizle birlikte önemli çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle die casting - kalıp enjeksiyon pres alanında faaliyetlere başlandı.

Firmamızda yaklaşık 100 kişi çalışıyor. Bu zamana kadar şirket içerisinde çeşitli pozisyonlarda görev aldım. Firmamız sektörde büyümeye başlayınca öncelikle İtalya’ya daha sonra da Avrupa’ya açıldık. İlk hedefimiz firmamızı enternasyonal bir firma yapmaktı. Bir tanesi sadece delme, şekillendirme ve makinalamalar, diğeri ise ısıl işlem yapan iki ana fabrikada faaliyet gösteriyoruz.

Şu anda ürünlerimizin yüzde 30’unu İtalyan Pazarı’na, yüzde 30’unu Alman Pazarı’na, geri kalan kısmını da Ortadoğu ve Avrupa’ya veriyoruz. Faaliyet alanımız soğuk chamber ve sıcak chamber olmak üzere ikiye ayrılıyor. Sıcak chamber konusunda magnezyum ve sing için parçalar tedarik ediyoruz. Soğuk chmaber için ise alüminyum, magnezyum ve pirinç tedariki sağlıyoruz. Üretimimizin yüz- de 70’i alüminyum die casting’e hizmet eden parçalardır. Dünya çapında geçerli bir patentimiz var. 2009 yılından itibaren ise ürünlerimizi patentli bir şekilde tüm dünyaya gönderiyoruz. Türk piyasası bizim için önemli ve büyük piyasalardan bir tanesi. Türkiye Pazarı hakkında gazetelerde yazan şeylere çok fazla inanmıyorum. Çünkü 2000’li yıllardan bu yana Türklerle çalışıyoruz ve Türkiye bizim için iş bağlamımızda 4. büyük pazarımız konumunda. Önümüzdeki yıllarda da Türk marketine yatırım yapmaya devam edeceğiz.

Bühler Satış Müdürü Andrea Fabac ve Döküm Satış Sorumlusu Mustafa Çınaroğlu;

“35 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyoruz”

Bühler, 1860’lı yıllarda kurulmuş 150 yıllık bir firmadır. Dünyanın ilk değirmen makinasını yapmıştır. Daha sonra 1970’lerde enjeksiyon presi üretimine geçmiştir. Yaklaşık 3000 patentli ürünü olan bir firmadan bahsediyoruz. Firmamızın 10 bin çalışanı ve dünya genelinde 36 fabrikası bulunuyor. En iddialı olduğumuz otomotiv sektöründe katma değeri yüksek ürünler üretiyoruz. Kendi sektöründe de çok iyi bilinen ve sektörün lider firması olduğunu çok rahatlıkla söyleyebilirim. Bühler, Türkiye’de yaklaşık 35 yıldır faaliyet gösteriyor. Enjeksiyon pres konusunda ayrıca bu sene yeni bir açılıma gidiyoruz. Teknik desteğin lokalize edilmesi konusundaki eksiğimizi bu sene tamamladık. Öte yandan İzmir’de yine Türkiye’de önemli bir eksik olarak gördüğümüz yedek parça stoku yapacağız. Bu iki aksiyonun çok önemli olduğuna inanıyoruz. Çünkü müşterilerimiz dünyanın en iyi preslerini üretmemizin yanı sıra bizden teknik destek de istiyorlar. ANKİROS Fuarı’nda da teknik destek konusuyla ilgili konuştuğumuz müşterilerimizden olumlu dönüşler aldık. Bühler’in enjeksiyon pres anlamında 3 kategoride toplayabileceğimiz ürünleri mevcut. Bu ürünler basacağımız parçanın büyüklüğüne ve makinanın kapasitesine göre kategorize ediliyor. Bunlardan bir tanesi en büyük karat ve evaluation olarak geçiyor. Firma olarak bu ürünler için medarı iftiharımız diyoruz. Çünkü bu ürünlerde dünyada bilinmeyen, kullanılmayan Free Plate dediğimiz bir sistem kullanılıyor. Özetle bu preslerimiz mafsalsız ve Bühler’e has bir üründür.

Ortaya çıkan ürünün son derece kaliteli olmasının yanı sıra hurda oranı çok düşük olmaktadır. Bir sene evvel vermiş olduğumuz ürün kalitesini aynı şekilde bir sene sonra da görebilirsiniz. Eevaluation ise daha küçük parçalar için yapılan bir makinadır. Bir de bizim Çin’de Bühler kalitesiyle ürettirdiğimiz diğerlerinden daha düşük maliyetli olan ama teknik anlamda oldukça yeterli bir ürünümüz olan Ekolayn’dan bahsetmek istiyorum. Biz özellikle bu ürünümüzü de Türkiye’de tanıtmak istiyoruz. Çünkü Türkiye’ye çok uygun bir ürün ve ülkemizde çok fazla döküm firması var. Türkiye’de şu an çok bilinen bir marka olmadığı için bu ürünü daha tanınır bir hale getirmeyi amaçlıyoruz.

 

Bu haber toplam 814 defa okunmuştur
dergi isteği
katalog tasarlıyoruz
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Haberler