“Korumacı politikalar üretim ve ihracatı olumsuz etkiliyor”

“Korumacı politikalar üretim ve ihracatı olumsuz etkiliyor”
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, dünyada uygulanan korumacı politikaların 2018 yılında Türkiye’nin çelik üretimi ve ihracatını olumsuz etkilediğini; ancak Türkiye’nin bugün uygulamaya giren karşı tedbirlerinin sektörü bir miktar rahatlatacağını söyledi.

Yayan, inşaat sektöründe gözlenen yavaşlama ve sanayide düşen talep nedeniyle çelik sektörünün iç pazarda bu yılı daralmayla tamamlamasının beklendiğini belirtti. Türkiye, dünyanın sekizinci büyük çelik üreticisi konumunda bulunuyor. Ancak Türkiye’nin en önemli ihracat pazarları konumundaki ABD ve Avrupa Birliği’nin (AB) kendi çelik sektörlerini korumak amacıyla başlattığı korumacı önlemlerin ardından Türki- ye’nin çelik ihracatı düşüş riski ile karşı karşıya bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Nisan ayında ABD’ye ihraç edilecek çelik ürünleri için tüm ülkere yüzde 25 gümrük vergisi getirmiş; ardından Türkiye’ye ilave yüzde 25 gümrük vergisi daha koymuştu. Böylece Türkiye’den ABD’ye ihraç edilen çelik ürünleri bu ülkeye yüzde 50 gümrük vergisi ile girmeye başlamıştı. ABD’nin ilave gümrük vergisi uygulamasının ardından Avrupa Birliği de kendi üreticilerini koruma gerekçesiyle çelik ürünlerine ithalatına kota getirmişti. Buna göre, AB’ye yapılacak çelik ürünleri ihracatında kotayı aşan ürünler için yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacak.

Söz konusu gelişmelerin ardından Türkiye de yerli üreticileri korumak amacıyla 17 Ekim itibarıyla çelik ithalatına kota uygulamaya başlayacağını ve kotayı aşan ithalata 25 ek gümrük vergisi getireceğini açıklamıştı. Koruma önlemi bugün itibarıyla uygulanmaya başlarken; 200 gün süre ile geçerli olacak. Döküm, demir çelik ve demirdışı metal sektörlerine yönelik Ankiros-Annofer/ Turkcast fuarının tanıtım toplantısında çelik sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yayan, “Şu anda ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı gümrük vergisi yüzde 50. ABD ve onu takip eden Kanada’da sıkıntılar yaşıyoruz” dedi ve ekledi: “ABD’ye yaptığımız ihracat yarı yarıya düştü. ABD’ye 20117’de 1.8 milyon ton olan çelik ihracatımız bu yıl 800,000 ton civarında. Çelik sektörü ihracatında ABD kaynaklı yüzde 5-6 daralma söz konusu. Bunu Uzakdoğu başta olmak üzere diğer ülkelere ihracatla telafi etmeye çalışıyoruz.”

Yayan, ayrıca Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Latin Amerika pazarlarına ihracatı artırmak için de çalıştıklarını söyledi. AB’nin getirdiği koruma uygulamasının faturasını ise şu anda öngöremediklerini belirten Yayan, “AB’ye ihracatımızda bir artış vardı. Ancak kota uygulaması başladı. O kota bizi nerede sınırlar şu anda bilemiyoruz” diye konuştu. Türkiye’nin diğer ülkelerin bu adımlarına karşı aldığı koruma önlemi kararının çok yerinde olduğunu vurgulayan Yayan, “Diğer ülkeler çeliği stratejik sektör ilan edip korumacı önlemler alırken Türkiye (geçen yıl) ithalatta yüzde 30 olan gümrük vergisini önce yüzde 10’a indirmişti, sonra bu yüzde 10’u da kaldırılarak sıfırlamıştı... Şimdi ilk defa ABD’nin, Avrupa’nın aldığı tedbirlere reaksiyon gösterildi. Bunu başarı olarak görüyoruz. Bu bizi ümitlendiriyor” diye konuştu.

Yayan’ın verdiği bilgiye göre, şu anda Türkiye’nin 550 dolara sattığı inşaat demirini ABD’li firmalar 850-900 dolara satıyor. Türk ürünleri yüzde 50 gümrük vergisi eklendiğinde, ABD pazarındaki rekabet şansını kaybediyor. TÇÜD’ün açıkladığı son verilere göre Türkiye’nin toplam çelik ürünleri ihracatı Ocak-Ağustos döneminde miktar bazında yüzde 5.7 artışla 13.1 milyon ton, değer bazında yüzde 25.5 artışla 10.9 milyar dolar oldu.

İç Pazarda Daralma Beklentisi

İnşaat sektörünün de etkisiyle iç pazarda yılı yılı daralma ile tamamlamayı öngördüklerini belirten Yayan, “Döviz kurlarındaki olağanüstü artışlardan dolayı hem inşaat sektöründe hem de sanayide çelik talebine yönelik bir daralma söz konusu oldu... Şu anda bir rakam vermek yanıltıcı olur ama yıl sonunda da iç pazarda daralma muhtemelen olacak. Ağustos ayında daralmanın yüksek olduğunu, Eylül’de biraz durakladığını, Ekim-Kasım-Aralık’ta biraz iyileşeceğini, yılsonu itibarıyla bir daralmanın çıkacağını söyleyebiliriz” diye konuştu.

Nihai mamul çelik tüketimi ilk sekiz ayda yüzde 0.2 artışla 23.1 milyon ton oldu. Özellikle inşaat sektöründeki yavaşlamanın etkisinin hissedildiği ilk sekiz ayda uzun ürün tüketimi yüzde 8.1 geriledi. Ham çelik üretimi ise Ocak-Ağustos döneminde yüzde 1.7 artışla 25.2 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Yayan, üretim beklentisi ile ilgili yaptığı değerlendirmede ise, “Yılı, bu şartlarda geçen yıl seviyelerinde kapatabilirsek başarı addedeceğiz. Bugün geldiğimiz noktada döviz kurlarındaki gevşemenin yurtiçi talebin yeniden canlanmasına imkan sağlayacağını düşünüyoruz. Ancak düzelmenin ve yeni dengenin kurulmasının biraz zaman alacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Yayan’ın verdiği bilgiye göre, sektörde kapasite kullanım oranı yüzde 72.3 seviyesinde bulunuyor. Sektörün en önemli sorunlarından birinin enerji maliyetleri olduğunu da ifade eden Yayan, “Enerji tüketen sektörleri cezalandıran bir yapı var. ‘Sisteme yük oluyorsunuz, doyasıyla bunun bedelini ödemek zorundasınız’ diye bir mantık olabilir. Oysa ki çelik sektörü 21.5 milyar KW enerji tüketiyor ancak 23 milyar KW da üretiyor. Dolayısıyla Türkiye’nin enerji sistemi üzerinde yük değil” diye konuştu.

Bu haber toplam 1394 defa okunmuştur
dergi isteği
katalog tasarlıyoruz
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Haberler