Anadolu'da bir lider: TOSYALI HOLDİNG

25 Haziran 2015 Perşembe 11:15
Anadolu'da bir lider: TOSYALI HOLDİNG
Tosçelik’in kuruluşundan bu yana üstelenmiş olduğu projeler, yapmış olduğu yatırımlar ve daha birçok konuyu sizler için konuştuk, keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

3 farklı kıtada, 12 İştiraki ve 1’i yatırım aşamasında olmak üzere 18 tesisi ile faaliyetlerini sürdüren Tosyalı Holding; son dönemlerde yapmış olduğu yatırımlarla adından sıkça söz ettiriyor. Peki, neler yapıyor Tosyalı Holding? Hangi alanlarda yatırımları var? Hangi ülkelere yönelik çalışıyor? İş ortakları kimler? Ülke sanayisine ne denli katkıda bulunuyor? İthalat – ihracat verileri neler? Tüm bu soruların cevabını röportajımızın içerisinde bulabileceksiniz…

• Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında gösteriliyor.

• Yurtdışında sıfırdan üretim yapan ilk çelik üreticisi…

• Yüksek katma değerli kangal ve inşaat demiri üretimi yapan tesisiyle bugüne kadar Türkiye’de en yüksek kalite ve çapta üretim yapabilen ileri teknolojiye sahip yerli firma

• Japon iş ortakları ile Tosyalı – Toyo Çelik A.Ş’nin temellerini attı ve bu yatırımla Türkiye’nin ilk ileri teknolojiye sahip ve yüksek katma değerli yassı çeliğini üretecek.

• Tosyalı-Toyo Çelik A.Ş. sayesinde bu alanda Türkiye’nin dışa bağımlılığı ortadan kalkacak.

• Yine bu yatırımla birlikte Türkiye’ye 300 milyon dolarlık ek ihracat girdisi sağlanacak.

• Sadece boru segmentinde dakikada 5 bin metre boru üreten Tosçelik, tek başına Türkiye’deki diğer tüm boru üreticileri kadar üretim yapmakta.

Evet; Tosçelik’in kuruluşundan bu yana üstelenmiş olduğu projeler, yapmış olduğu yatırımlar ve daha birçok konuyu sizler için konuştuk, keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Tosçelik; yassı çelik sektörüne girdikten kısa bir süre sonra pazarda önemli bir yer edinmeyi başardı. Firmanın sektöre giriş süreci nasıl gerçekleşti? Elde edilen başarıyı nasıl yakaladınız?

Tosyalı Holding olarak, 3 farklı kıtada, 12 İştirakimiz ve 1’i yatırım aşamasında olan 18 tesisimizle faaliyetlerimize devam ediyoruz. Grup şirketlerimizin lokomotifi olarak adlandırılan Tosçelik ise bugün Türkiye’nin olduğu gibi bölgenin de lider üreticisi olmayı sürdürüyor. Bundan 63 yıl önce teneke soba boru üretimi ve ticareti yapmak üzere kurulan Tosçelik Profil ve Sac Endüstrisi AŞ’nin bugün Anadolu’nun lider şirketi konumunda olmasının gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin lider yassı çelik ve çelik boru üreticisi olmayı sürdüren Tosçelik, yurtiçi ve yurtdışında gerçekleştirdiği yatırım ataklarının yanı sıra büyüyen üretim gücüyle, bu başarıyı elde etmiş durumda. Başarıdan başarıya koşan şirketimiz, ISO tarafından yapılan “Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu” araştırmasında 17. sırada ve Ekonomist Dergisi tarafından yapılan “Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi” araştırmasında birinciliğe yerleşti.

Başarımızda özellikle, Tosyalı Holding’in Osmaniye’deki tesislerimizle birlikte özel sektörün ilk yassı çelik üreticisi olmasının rolü büyük. Aynı zamanda yurt dışında sıfırdan yatırım yapan ilk çelik üreticisi olduğumuzun da altını çizmek isteriz. Yine gururla belirtmek isteriz ki, cevherden- sıvı çeliğe yatırım yapan ilk özel sektör çelik üreticisi Tosyalı Holding olmuştur. Yenilikçi stratejilerimiz ve sanayiye yatırım yapan duruşumuzla başarıyı elde ettiğimizi söyleyebiliriz.

Halihazırda Tosçelik ürün yelpazesinde bulunan yassı mamullerden ve bu mamullerin niteliklerinden bahseder misiniz?

Tosyalı Holding’in lokomotif şirketi Tosçelik, yassı çelikten boru üretimine, inşaat demirinden filmanşine, soğuk sacdan kalaylı tenekeye, haddelenmiş profilden çelik granüle, otomotiv çeliğinden beyaz eşyaya, çelik sektörünün tüm ihtiyaçlarını üreten tek şirket olma başarısını sürdürüyor. Sadece boru segmentinde firmamız, dakikada 5 bin metre boru üretiyor. Bu rakamlarla Tosçelik, tek başına, Türkiye’deki diğer tüm boru üreticileri kadar üretim yapıyor.

Yıllık üretim, satış ve ihracat rakamlarınız hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Tosyalı Holding olarak şu anda yıllık 3.5 milyon ton kapasitemizle üretim yapıyoruz. 2017 itibariyle üretim hedefimiz 6 milyon ton, 2020 yılında ise 10 milyon ton üretime ulaşacağız. Aynı şekilde ihracat hedeflerimiz de oldukça yüksek. 2015 yılı için 805 milyon dolar, 2016’da ise 850 milyon dolar ihracat hedefimiz bulunuyor.

Tosyalı Holding olarak hedefimiz, hükümetimizin 2023 yılı ihracat hedeflerine uygun bir şekilde, en az 1,5 milyar doların üzerinde ihracat hacmine ulaşmak.

Tosyalı Holding olarak, sektördeki gücümüzü sağlamlaştırmak ve ürün gamımızı genişletmek adına yatırım zincirine eklediğimiz kangal ve çubuk haddehanesi tesislerinin temellerini 2012 yılında attık. Yüksek katma değerli kangal ve inşaat demiri üretimi yapan tesis, rekor hızla tamamlandı ve 2014 yılının Temmuz ayında üretime başladı.

Tesis Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirilmiş en yüksek kalite ve çapta üretim yapabilecek ileri teknolojiye sahip olarak diğer yatırımlardan ayrışıyor. Yeni tesislerin devreye alınmasıyla birlikte şirketimizin üretim kapasitesi 2017 sonunda 6 milyon ton, 2020’de ise 10 milyon tona çıkacak. Grup şirketlerimiz bugün Türkiye’de 3.500’ü aşkın kişiye istihdam sağlıyor; Cezayir ve Karadağ tesisleriyle birlikte toplam istihdam hacmimiz 6 binin üzerinde. Yeni yatırımlarımızın da katkısıyla bu rakamın önümüzdeki 3 yıl içinde 10 bin kişiyi aşacağını öngörüyoruz.

Cevherden üretim yapmayan çelik firmalarının en büyük handikabı hurda temini ve yükselen hurda fiyatları… Bu durum firmanızı nasıl etkiliyor? Cevherden üretim yapamamak rekabete nasıl yansıyor?

Üretim sürecinde demir cevheri kullanan şirketler, Brezilya, Avustralya, Rusya ve Kanada’daki cevherleri kullanıyor. Bugünkü konjonktürde fiyat avantajı olmasının yanı sıra dezavantajlar, cevher tedarikinin ithalatla dayalı olması , cevherin yanında yüksek fırın ile üretim sürecin tamamlayıcı bir parçası olan kok kömürünün de ithal girdi ile sağlanması olarak sıralanabilir. Biz de Tosçelik olarak, Cezayir’de başlayacak üçüncü etap yatırımlarında ilk kez cevherden çelik üretiyor olacağız. Bundan önceki tüm yatırımlarımızda hurdadan çelik üretiyorduk; bu bizim için de bir ilk olacak. Buna ek olarak, hükümetin maden cevherini kullanarak üretim yapan şirketlere yönelik planladığı teşviği olumlu olarak nitelendiriyoruz. Ulusal maden alanlarının rehabilitesi ve yurtdışında yeni maden alanlarının fizibilite çalışmaları ile bu süreçte üretimin daha da kolaylaşacağı görüşündeyiz.

Yurtdışından ithal edilen yassı mamul ve yarı mamullere uygulanan vergiler hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu durum sektöre ve yerli üreticilere nasıl yansıyor?

Bizim Tosyalı Holding ve Tosçelik olarak duruşumuz; ithal edilen ürünleri ikame edecek yatırımlara imza atmak yönünde. Osmaniye’deki tesislerimizde özel sektörün ilk yassı çelik üreticisi olarak da bunu ispatladığımızı düşünüyoruz. Ayrıca, yurt dışında sıfırdan yatırım yapan ilk çelik üreticisi ve cevherden-sıvı çeliğe yatırım yapan ilk özel sektör çelik üreticisi olarak da bu konudaki duruşumuzu ortaya koyduk.

Son olarak Japon iş ortağımız Toyo ile Tosyalı-Toyo Çelik A.Ş’nin temellerini attık. Türkiye’nin ilk ileri teknolojiye sahip ve yüksek katma değerli yassı çeliğinin üretileceği bu tesislerin ürünleri, otomotivden elektrikli ev aletlerine, bilişim ürünlerinden meşrubat kutularına kadar geniş bir yelpazede kullanılacağı gibi, Avrupa’dan Kafkaslar’a, Ortadoğu’dan Kuzey Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyanın ihtiyacını karşılayacak. Tosyalı-Toyo Çelik A.Ş ile birlikte yüksek teknolojili çelik ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlılığını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Bu yatırımla birlikte ülkemizin tamamen ithal edilen bir ihtiyacını yurt içinde karşılayarak, cari açığın azalmasına daha fazla katkıda bulunacağız. Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’nde toplam 250 bin metrekare alanda inşa edilecek bu yatırımla birlikte ülkemizin yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık ileri teknoloji ürünü çelik ithalatını ikame etmeyi planlıyoruz. Yine bu yatırımla birlikte Türkiye’ye 300 milyon dolarlık ek ihracat girdisi sağlayacağız.

Ülkemizde özellikle siyah sıcak bobin üretiminde önemli bir rekabet söz konusu… Üreticiler alternatif olarak başka hangi alana yönelebilir?

Türkiye’de yaklaşık 15 milyon tonluk yassı çelik tüketimi olduğu hesaplanıyor. Bunun 10 milyon tonluk kısmı yerli üretim tarafından üretiliyor. Her ne kadar arada 5 milyon tonluk fark varmış gibi görünse de, Türk çelik sektörü yaklaşık slab kapasitesinin %50’sini kullanabildiğinde, iç kapasitenin diğer yarısının atıl kalmasına karşılık tüketimin yaklaşık %50’si ithal slab ile karşılamakta... Yassı mamulün ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yaklaşık %30’larda kalıyor. Bu nedenle Türk yassı çelik üretiminin katma değerli ürün gamına geçmesi gerektiği kanısındayız. Aksi halde rekabetin yoğun yaşandığı standart siyah sıcak bobin üretimine devam edilmesi halinde, kapasite kullanım oranı düşük kalmaya devam ederken, ülkemizin ihtiyacı olan katma değerli yassı ürünlerin tüketimi ithal kaynaklardan sağlanmaya devam edecek.

Kısa ve uzun vade de hayata geçirmeyi düşündüğünüz projeleriniz neler? Özellikle yapacağınız yeni yatırımlardan bahseder misiniz?

2014, birçok açıdan bizim için önemli bir yıl oldu; aynı ivmenin ve 2014’te başlayan gelişmelerin bu yılı da aynı dinamikle sürdüreceği kanısındayız. Bunlardan birkaçını örnek vermek gerekirse, akıllara ilk gelen kuşkusuz ‘Asrın rüya projesi TANAP’ın ana boru tedarikçileri arasında yer almamız olacaktır. Bu tarihi projenin bize sağladığı karlılık ve pazar payı bir yana, Türk çelik sektörünün gücünü ortaya koyma fırsatının paha biçilemez olduğu kanısındayız. Bu projede biz, grup şirketlerimizin lokomotifi olarak adlandırdığımız Tosçelik olarak, 1 milyon 200 bin tonluk işin yaklaşık üçte birine denk gelen 400 bin tonluk bölümünü tek başımıza aldık. Geçen yılın bir diğer önemli gelişmesi, Japonlarla ortak yürütülen Osmaniye OSB’deki Tosyalı-Toyo Çelik A.Ş. yatırımı oldu. Yukarıda belirttiğim gibi bu yatırımla birlikte ülkemizin tamamen ithal edilen bir ihtiyacını yurt içinde karşılayarak, cari açığın azalmasına daha fazla katkıda bulunacağız. Yeni yatırımla birlikte, elektronik ve elektrik endüstrisi için alternatif ve rekabetçi ürünler ortaya koyacağız. Özellikle beyaz eşya ve otomotiv sanayi için yine çağdaş ve rekabetçi ürünlere imza atacağız. Tosyalı- Toyo ile Osmaniye’de KOBİ kümelenmeleriyle birlikte 10 binlerce kişiye artı istihdamımız olacak.

Bu haber toplam 24431 defa okunmuştur
dergi isteği
katalog tasarlıyoruz
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
15.08.2015 23:13:32
vedat cesur
şirketlerin iş hacminin yanında kurumsallık ve finansman yapısının güçlü olması da çok önemlidir. finansman yapısı güçlü olmayan özellikle anadolu şirketleri, iş hacimleri büyük olsa da yeterli işletme sermayesine sahip olmamaları, yüksek faizle yatırım ve işletme sermayesi kullanmaları nedeniyle kazançlarını finans kuruluşlarına aktarmaktadırlar. kurumsallığını gerçekleştiremeden büyüyen aile şirketlerinin ise uzun vadeli başarı gösteremediği gerçeğinden yola çıkılarak karar verme ve iş yapma süreçlerinde kurumsallık sağlanmalı. bunlar yapılabilirse saman alevi gibi başarılar kalıcı ve sürdürülebilir başarılara dönüştürülebilir.
Diğer Haberler