Alanında Türkiye’nin en köklü şirketlerinden biri: ALAGRUP

20 Ağustos 2015 Perşembe 16:33
Alanında Türkiye’nin en köklü şirketlerinden biri: ALAGRUP
ALAGRUP Maden Mühendisi Ahmet Barış Gürsel ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sizlerle paylaşıyoruz.

Madencilik sektöründe alanının iddialı isimlerinden biri olan Alagrup, özellikle yeraltı kömür madenciliğinde kullanılmak üzere üretilmiş yüksek teknolojili, alev sızdırmaz ekipmanlarının tedariki konusunda aranan şirketlerden biri durumunda. Ülkemizde madencilik sektörünün genel durumunu yorumlayan Ahmet Bey, sektöre ve firmasına ilişkin değerli bilgileri sizler için değerlendirdi.

Ala Grup’u tanıyabilir miyiz? Müşterilerinize sunmuş olduğunuz ürün ve hizmetler neler?

Alagrup ilk başlarda yer altı kömür madenlerine malzeme ve ekipman tedariki yapan bir satış pazarlama firması olarak hayatına başladı. Fakat geçen zaman içerisinde bu faaliyetlerin zaten sektörde olduğu gerçeğine ek olarak farklı bir şeyler yapma ihtiyacı duydu ve satış sonrası bakım ve teknik servis sunmaya başladı. Şuan konusunda lider 15’e yakın Avrupa merkezli firmanın Türkiye’deki dağıtım, pazarlama ve teknik servis ağını yönlendirmekteyiz. Başta da dediğim gibi, asıl müşteri grubumuz yeraltı kömür madenleri ve ürünlerimizin % 95’lik kısmını bu sektöre veriyoruz. Diğer kısımda ise genelde metal madenleri ve termik santraller geliyor.

Tabi geçen zaman içerisinde bununla yetinmeyip yaptığımız bazı çalışmalar var ve yavaş yavaş sonuçlarını almaya başlıyoruz. Özellikle yurtdışında üretilen ve ülkemizde kullanılan bazı ekipmanların üretimini artık kendi ülkemize kaydırmaya başladık. Bunların başında bant konveyör sistemleri geliyor. Şuanda, önceleri yurtdışından aldığımız bu ürünlerin % 75-80’lik kısmını Alagrup olarak kendimiz üretiyoruz. Diğer bir taraftan ise yeraltında kullanılan ve bazı özel izne ve sertifikasyona bağlı olarak üretimine izin verilen ekipmanların da üretimine yakın zamanda başlayacağız. Şuan bu izinlerin alınması aşamasındayız. Yalnız bu noktada bir yabancı partnerimiz var. Ne yazık ki halen aşamadığımız ve dışa bağımlı olduğumuz bazı noktalar var. Üretime daha fazla zaman ayıracağız, dışa bağımlılığı azaltmak için tüm çabamızı göstereceğiz. Şuan tüm yatırımlarımız bu doğrultuda.

Bir başka iş alanımız ise; komple proje hizmeti. Yani talep durumunda bir madene ait (mevcut ya da ilerde kurulacak) işletme projesini; elektrik- mekanik-maden projeleri ile birlikte hazırlayıp maliyet analizine kadar raporlanmasıdır. Bu sayede müşteri yapacağı yatırımı önceden bilecek ve o yatırım miktarına göre planlamasını yapacaktır. Maden yatırımları diğer yatırımlara benzemez, para kazanmadan yıllarca yatırım yapmayı göze almak gerekir. Diğer taraftan rutin işlerimiz; satış pazarlama ekibimiz ve teknik servislerimiz sürekli seyahat halinde. Bizde öyleyiz. Şuanda sektörde lider irili ufaklı birçok firma ile çalışıyoruz. Hepsine eşit mesafede ve en üst kalitede hizmet verebilmek için zaten durmak gibi bir şansımız yok. Ekibimizden bahsetmek gerekirse; ben dediğim gibi Maden Mühendisi ve ortağım Özgür Bey elektrik mühendisi. Ayrıca çalışan elektrik, maden ve endüstri mühendisleri ile birlikte maden, makine ve elektrik-elektronik teknikerlerimiz bulunmakta. Ayrıca üretimde çalışan diğer işçi arkadaşlarımızı da eklemek gerekir. Genel hatları ile Alagrup firması, hizmetleri ve müşterilerine sunduğu hizmetler bunlar diyebiliriz.

Türkiye’de maden sektörünün genel durumu hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Türkiye’de maden sektörü şuan büyüme eğiliminde. Kömür bizim vazgeçemeyeceğimiz bir değer ve en ekonomik yollarla üretimi yapılmalı. Bunun için de yeni teknoloji kullanılmalıdır. Şuan çoğu firmamız yatırım yapma telaşında ama bu yatırımları devletin zorlaması ile yapıyor. Bu da tabi insanlara; bir noktada kara verme durumuna getiriyor. Yapılan bu yatırımlar geri dönecek mi? Yoksa ocağı kapatıp, zararın neresinden dönersek kardır mı diyelim? Bu noktada devlet üreticiye destek vermeli aksi durumda ocakların kapanması işe yaramayacağı gibi, dışa bağımlı kömür alımını ve dolayısıyla dışa bağımlı enerjiyi de kabullenmek zorunda kalacağız. Asıl konu yaşadığımız facialar. Geçen sene Soma ve akabinde Ermenek. Hatırlayın. Neler değişti ya da değişmedi ülkede. 1 sene geçti üzerinden. Şimdi üreticilere o kazalara sebep olan durumları bahane sunup güvenlik arttırmalarını ve bunun için yatırım yapmalarını söylüyorlar. Aslında çalışan bir ocağı, komple yeni ekipmanlar ile değiştirerek daha güvenli hale getirmeye çalışıyorlar. Ama sorun şu ki; bu yatırımların kazadan sonra değil de çok önceleri yapılması gerekmekteydi. Şans yeni kurulan firmalara güldü. Yatırımlar yeni düzenlemelere ve kanunlara göre yapılıyor. Zaten doğrusu da bu.

Türkiye’yi gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor? Sizce sektörün gelişmesi adına yapılması gerekenler neler?

Gelişmiş ülkelere kıyaslamak çok kolay. 2’ye ayırmakta fayda var. İnsan yani çalışan yönünden ve teknoloji yönünden. Avrupa’da birçok maden ocağı gördüm. Bazıları Türkiye’de ki Ocaklardan 2-3 kat daha büyük, üretimleri nerdeyse 2-3 kat fakat çalışan sayısı nerdeyse 3’de biri kadar. Bekli daha da az. Tek sebebi ise; mekanize çalışmaktan geçiyor. Çok makine, az insan gücü. 100 insanın yapacağı işi, bir makine ile yapıyorlar ve bunu yaparken de nerdeyse %100 güvenlik prensibi ile çalışıyorlar. Her şey standartlar bağlı, çalışma saatlerine kadar. Mesai diye bir kavram yok. İşi biten kişiyi yer altında tutmak çok zor. Zaten çoğu zaman buna ihtiyaç da duyulmuyor. Diğer taraftan ise makine gücü çok önemli. Kömür madenlerinde çalışan makinelerin neredeyse tamamı en son teknoloji ile donatılıyor. %100 güvenli cihazlar. Üretim süresince kesintisiz çalışma prensibi ile üretilmiş oldukça güçlü ve ağır ekipmanlar. İnsanlar genelde yer altında 40-50 tonluk yekpare makineleri hayal edemiyorlar ama mekanize üretim sistemleri bu ürünleri kapsıyor. İşte gelişmiş ülke dediğimizde bu iki kavramın ortak çalışması ortaya çıkıyor. Az işçi ile çok iş yapabilen tam mekanize üretim sistemleri ve %100 insan güvenliğini ilke edinmiş şirketler.

Ülkemizdeki Maden ekipmanları ve teknolojileri üreten firmalar yeterince Ar – Ge çalışması yapıyorlar mı? Firmanızın bu alandaki gelişmişliği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Ülkemizde maden ekipmanları üreten firmalar dendiğinde akla fazla bir şey gelmiyor aslında. Çünkü biz genelde üretici bir ülke değiliz. Hatta ciddi kısıtlamalar karşısındayız. Dolayısıyla bir şey üretmek her ne kadar kolay olsa da onu kullanılır hale son kullanıcıya vermek çok zor. Bunun tek sebebi ise; sertifikasyon. Bizim şuan yer altı kömür madenlerinde kullanılabilir makine ekipman teçhizat ve benzeri ürünleri üretmek konusunda hiçbir sorunumuz yok. Yeterli bilgi birikim ve altyapıya sahibiz ancak sertifikasyon konusunda ne yazık ki yurtdışı bağımlılığımız devam ediyor. Bunu aşmadan da ne yazık ki özgün bir üretimimiz olamayacak.

Maden sektöründe gelişmiş teknolojiyi kullanmanın avantajları neler? Firmanızın bu konudaki yapmış olduğu çalışmalar neler? Son teknolojiyi üretim sürecine dahil ediyor musunuz?

Sadece maden sektöründe değil herhangi bir sektörde gelişmiş teknolojiyi kullanmak çok ciddi avantajlar sağlar. Daha sade üretim daha hızlı çözümler bizim firmamızın şu anki önder düşüncesi. Müşterilerimize uzaktan erişim metotları ile bağlanıp, sorunlarını çözüyoruz. Tek tek yapılanları saymak çok zor ama şu kesin ki; Alagrup olarak üretimin hatta satış pazarlama ve teknik servisin her kademesinde gelişmiş teknoloji, bizim en büyük yardımcımızdır.

Türkiye’de eksikliği hissedilen ve üretimi yapılmayan stratejik öneme sahip makine ve teçhizatlardan bahseder misiniz?

Daha önce de bahsettiğim üzere, ülkemizde her hangi bir şeyin üretimi konusunda eksiğimiz yok hatta Avrupa ülkelerine nazaran ilerde olduğumuz noktalar bile var. Bizi tek bağlayan şey sertifikasyon... Tabi bunun yanında hiçbir şekilde kaliteden ödün vermememiz gerekir. Yeraltında göz yummuş olacağınız en ufak kalite kaybı, çok ciddi insan kayıplarına ve üretim kayıplarına yol açabilir.

Kısa ve uzun vade de hayata geçirmeyi düşündüğünüz projeleriniz neler?

Alagrup olarak, kısa vadede ya da uzun vadede diye planlarımızı bölmüyoruz. Tabi ki günlük işleyen bir rutinimiz var. Sayısı her geçen gün artan müşterilerimize vermek zorunda olduğumuz yüksek kalite tabanlı bir çalışma prensibimizi var. Dolayısıyla; uzun vadeli planlar ne olursa olsun, asla vazgeçemeyeceğimiz tek şey müşterilerimizle olan sorunsuz ve kaliteli ilişkimizdir.

Diğer taraftan, Alagrup olarak şuan başlamış olduğumuz üretim süreci Türk ve Avrupa destekli çalışmalarımızla beraber sertifikasyon aşamasına gelmiştir. En çok üzerinde durduğumuz ve tek sorun olarak gördüğümüz bu konuyu da kısa sürede çözüp, ithalatçı değil ihracatçı bir firma olma yolunda ilerlemek istiyoruz. Son olarak şunları dile getirmek istiyorum; Firmamıza bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Biz bu yola; “Enerjimiz Enerjiniz” sloganı ile çıktık ve hep en iyiyi hedefledik. Bu amaç için de var gücümüz ile çalışıyoruz. Bana bu yolda destek olan tüm çalışma arkadaşlarıma yani ALAGRUP ailesine ve müşterilerime teşekkür ederim.

Bu haber toplam 16461 defa okunmuştur
dergi isteği
katalog tasarlıyoruz
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Haberler