---
title: "Çelik Bir Tercih Değil, Ülke ve Can Güvenliği Meselesidir"
type: "article"
canonical: "https://demircelik.com.tr/haber/celik-bir-tercih-degil-ulke-ve-can-guvenligi-meselesidir"
site: "Demir Çelik"
lang: "tr"
published_at: "2026-10-14T13:51:08+00:00"
updated_at: "2026-10-14T13:51:08+00:00"
word_count: 1136
reading_time_minutes: 6
image: "https://demircelik.com.tr/img/9UHXMYZ7a6DRdC_9Pf2jR-x0mwjOTrlQ9D9yxRulv3w/pr:c16x9_1200/dXBsb2Fkcy81MjYxL2U2ZjhkYzhiNzczODk2ODYuanBn.jpeg/celik-bir-tercih-degil-ulke-ve-can-guvenligi-meselesidir.jpeg"
---

# Çelik Bir Tercih Değil, Ülke ve Can Güvenliği Meselesidir

> TUCSA’dan ‘Çelik Gibi Sağlam Bir Türkiye’ Manifestosu: Hedef Yapılaşmada Endüstriyel Dönüşüm ve Yüzde 15 Büyüme

**Stratejik ve yerli bir sanayi kolu olan yapısal çelik sektörünü 34 yıldır temsil eden Türk Yapısal Çelik Derneği’nin (TUCSA) yeni Yönetim Kurulu, “Çelik Gibi Sağlam Bir Türkiye İçin” manifestosunu açıkladı. Türkiye’nin güçlü çelik üretim kapasitesini güvenli kentlere, daha hızlı kentsel dönüşüme ve yüksek katma değerli ihracata dönüştürmeyi hedefleyen TUCSA; yapı stoğunda çeliğin payını beş yıl içinde en az yüzde 15’e çıkarmayı stratejik hedef olarak ortaya koydu. Manifestoda modüler yapı üretimi ve “Yapı Fabrikaları” yaklaşımından kalite ve teknik yetkinliğe, sürdürülebilirlikten yapay zekâ, robotik otomasyon ve yüksek katma değerli yapı ihracatına uzanan altı dönüşüm başlığı yer aldı.**

Türkiye’nin deprem gerçeği ve yapı güvenliği ihtiyacı inşaat sektöründe yeni bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Yapısal çelik sektörünün gelişimi için 1992’den beri faaliyet gösteren, Avrupa Yapısal Çelik Birliği (ECCS) üyesi olan Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA), **“Geleceği Çelikle Kurmak: Afete Dirençli, Sürdürülebilir, İnşaat’ta Endüstriyelleşen Türkiye”** başlıklı toplantısında; Türkiye’nin yapılaşma anlayışında köklü bir dönüşüm için harekete geçtiklerini duyurdu. Ülkemizin deprem kuşağında yer almasına ve dünyanın önde gelen çelik üreticilerinden biri olmasına rağmen; **yapı stoğundaki çelik payının hâlâ %3–5 seviyelerinde** olduğuna dikkat çeken TUCSA, yapı stokunda çeliğin payının 5 yıl içinde en az **yüzde 15**’e çıkarılmasını stratejik hedef olarak açıkladı.

**Yapısal çelik, hızlı ve kontrollü yapı üretimi için güçlü bir seçenek**

Yapısal çelik; hafif, dayanıklı, hızlı ve fabrika ortamında kontrollü üretime uygun yapısı, geri dönüştürülebilirliği ile yapı üretiminde güçlü bir seçecek olarak yer alırken, yapılarda yaklaşık yüzde 5–10 net alan kazanımı sağlayabiliyor. Türkiye, 2025’te 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle **dünyanın 7’nci, Avrupa’nın 2. en büyük üreticisi** konumunda. TUCSA üyelerinin yıllık çelik konstrüksiyon üretim kapasitesi yaklaşık 750 bin ton, yıllık ihracatı ise yaklaşık 450 bin ton seviyesinde. TUCSA, bu üretim gücünün yüksek katma değerli yapısal çelik sistemlerine, modüler yapılara ve tamamlanmış yapı ihracatına dönüştürülmesini hedefliyor.

**Türkiye’nin yapılaşma anlayışında değişim artık ertelenemez**

![](https://demircelik.com.tr/img/Wmtscxih4cu_OgLbqsi_2bLzfmGd-vXf9y5haCvYJ38/pr:w_1200/YXJ0aWNsZS80NjA3MC9mYWVlNTRiOGZhZjg4ZGMwLkpQRw.jpeg/faee54b8faf88dc0.jpeg)

**TUCSA Yönetim Kurulu Başkanı Selami Gürel**, derneğin yeni dönem vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde, 34 yıllık kurumsal birikimin değişim ve dönüşüm hedefleriyle yeni bir aşamaya taşındığını vurguladı: “Türkiye’de yapısal çelik sektörünün gelişmesi, sektörün bilgi birikiminin güçlenmesi ve ülkemizin bu alandaki potansiyelinin daha ileriye taşınması için çalışıyoruz. Bugün önümüzde yalnızca sektörümüzü büyütme hedefi yok; Türkiye’nin yapılaşma kültürünü, üretim anlayışını ve geleceğe bakışını dönüştürme sorumluluğu da var. Deprem gerçeğiyle yaşayan, güçlü bir çelik üretim altyapısına ve mühendislik birikimine sahip ülkemizin bu imkânları yapı güvenliği için daha etkin kullanması gerekiyor. **“Mevcut alışkanlıklarla geleceğin ihtiyaçlarına cevap veremeyiz”** diyen **Gürel**, “TUCSA olarak tecrübemizi yeni bir dönüşüm iradesiyle birleştiriyor; kamu, sanayi, mühendislik ve yatırım dünyasını ortak bir hedef etrafında buluşmaya çağırıyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla çelik yapı üretmek değil, daha güvenli, sürdürülebilir ve rekabetçi bir Türkiye’nin inşasına katkıda bulunmak. Güvenli yapı bir marka veya malzeme tercihi değil, bir sistem meselesidir” dedi.

**Beş yılda yüzde 15 hedefi: Çelik yapılaşmada yeni dönem**

![](https://demircelik.com.tr/img/0w90gStjMwJsfgP6OjzDi0ri_KMQ3Xy2dOMLDoS2QS4/pr:w_1200/YXJ0aWNsZS80NjA3MC8zZGFhZmRlNzBjYjA5ZWI4LkpQRw.jpeg/3daafde70cb09eb8.jpeg)

**“Çelik Gibi Sağlam Bir Türkiye İçin”** manifestosunun detaylarını aktaran **TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek**, değişimin önemine şu sözlerle dikkat çekti: “Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinde yer almasına ve dünyanın önde gelen çelik üreticilerinden biri olmasına rağmen; **yapı stoğundaki çelik payı hâlâ %3–5 seviyelerinde sıkışmış durumdadır**.

Deprem gerçeğiyle her yüzleştiğimizde yaşadığımız acılar, maddi kayıplar; mevcut alışkanlıklarımıza yeni yöntemleri bir an önce eklememiz gerektiğini göstermektedir. Bu nedenle TUCSA olarak Türkiye’nin yapı kültürünü, gelişmiş ülkeler seviyesine çıkaracak tarihi bir sorumluluğu üstlenmiş bulunuyoruz.”

Türkiye’de yapı stoğunda çeliğin payını önümüzdeki beş yıl içinde en az yüzde 15’e çıkarmayı hedeflediklerini açıklayan **Şimşek**, okul, hastane gibi kamusal yapılarda, kentsel dönüşümde ve konut sektöründe yapısal çeliğin daha yaygın kullanımının önemine dikkat çekti. “Türkiye’nin yerli ve milli çelik üretim gücü, sanayi kapasitesi ve mühendislik birikimi, yapı sektöründe çok daha ileri bir noktaya ulaşmamız için önemli bir potansiyel sunuyor” diyen **Melih Şimşek**; “Güvenli yapılaşmayı yaygınlaştırmayı, üretimi daha kontrollü hale getirmeyi, kentsel dönüşümü hızlandırmayı ve sanayimizin katma değerini artırmayı hedefliyoruz. Manifestomuzla bu dönüşümün yönünü ve önceliklerini açıkça ortaya koyuyoruz. Şimdi ihtiyaç duyduğumuz şey, bu hedefleri kamu politikalarından yatırım kararlarına, tasarımdan üretime kadar bütüncül bir yaklaşımla hayata geçirmek” dedi.

**‘Yapı Fabrikaları’ Yaklaşımı: Kentsel dönüşümde Sanayi Devrimi**

Yapı üretimini şantiyeden fabrikaya taşıyan endüstriyel model hakkında bilgi veren **TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek**, “Kentsel dönüşümü yalnızca mevcut yapı stokunun yenilenmesi olarak değil, Türkiye’nin üretim gücünü, mühendislik birikimini ve sanayi kapasitesini harekete geçirecek stratejik bir dönüşüm fırsatı olarak ele almalıyız. Yapı üretimini şantiyelerden modern fabrikalara taşıyıp, modüler çelik ve yapısal çelik sistemlerini yaygınlaştırarak **şantiye süresini üçte bire indirebiliriz. ‘Yapı Fabrikaları’** yaklaşımıyla modüler çelik konut üretimini ölçeklendirmeyi ve kentsel dönüşümü hızlandırmayı hedefliyoruz.

**Bir yılda 500 bin konut üretebilmek** **için 3,5 milyon ton** **yapısal çeliğe**, **120** **bin kişilik insan kaynağına ve 20 bin metrekare büyüklüğünde 135 fabrikaya ihtiyaç duyuyoruz**. Bu fabrika alanı, 10 otomobil fabrikasının kapalı alanına denk geliyor. Türkiye’nin **50 milyon** tonluk çelik üretim kapasitesi, bu hedefin ölçeklendirilmesi için önemli bir potansiyel sunuyor. 2023 verilerine göre 3,5 milyon işsizin bulunduğu ülkemizde, bu modelin istihdam açısından da önemli bir fırsat yaratabileceğini düşünüyoruz. **Üç yılda** **1 milyon modüler çelik konut üretmemiz mümkün**. Üretim alışkanlıklarımızı değiştirip modüler çelik yapı endüstrilerini kurduğumuzda, mevcut kaynaklarımızı ve tercihlerimizi dönüştürerek deprem dirençli yapılara kavuşabilir, aynı zamanda ihraç edilebilir yepyeni bir endüstri kurabiliriz” dedi.

**“İnşaat Malzemesini Değil, İnşaatın Kendisini İhraç Edeceğiz”**

Malzeme ihracatından, bitmiş yapı ve teknoloji ihracatına geçişin önemine dikkat çeken **Melih Şimşek**, “Yapı fabrikaları kurarak, yapıları modüler olarak dünyaya ihraç edecek, inşaat malzemesi üretim gücümüzü yapı üretimine taşımayı, üretim, mühendislik ve teknolojiyi aynı ekosistemde buluşturarak Türkiye’yi yalnızca inşaat malzemesi ihraç eden değil, tamamlanmış yapılarıyla da küresel pazarlarda söz sahibi olan bir ülke konumuna taşımayı hedefliyoruz” dedi.

**Kamuda Güven Damgası: TUCSAMARK ve Mevzuat Reformu ile Mümkün**

**Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı** ile yürütülen iş birliği kapsamında **TUCSAMARK**’ın kalite ve teknik yeterliliği destekleyen bir sistem olarak güçlendirilmesi; **TUCSA AKADEMİ** ile de sektörde sürekli eğitim, teknik yetkinlik ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi hedefleniyor. TUCSA, kalite ve güvenin yalnızca ürünle değil; tasarımdan üretime ve uygulamaya kadar bütün sürecin ortak standartlarla yönetilmesiyle sağlanabileceğini vurguluyor.

**İklim Krizi ve COP31 Taahhütlerine Tam Uyum** konusunun da yapısal çeliğin geri dönüştürülebilirlik potansiyeli, kuru montaj ve döngüsel ekonomi yaklaşımı, sürdürülebilir yapılaşmanın önemi ele alındı. Bu dönüşümün, Türkiye’nin iklim hedefleri açısından da önem taşıdığına dikkat çekildi.

Tasarımda **yapay zekâ ile algoritmik modelleme, üretimde robotik otomasyon ve dijital ikizler** üzerinden ileri mühendislik yetkinliklerinin geliştirilmesi hedeflenirken, üretimde verimlilik ve kalitenin artırılması, Türk yapısal çelik sektörünün uluslararası rekabet gücünü de güçlendirmesi amaçlanıyor.

**Çelik Gibi Sağlam Bir Türkiye İçin Ortak Dönüşüm Çağrısı**

**“Çelik Gibi Sağlam Bir Türkiye İçin Yapısal Çelik Zorunluluktur”** vurgusunda bulunan TUCSA Yönetim Kurulu, tüm paydaşlarına çağrıda bulundu: **“Biz kamuya taahhüt veriyoruz, ülkemize güveniyoruz, bakanlıklarımıza güveniyoruz, sanayicimize güveniyoruz, mühendislik birikimlerimize güveniyoruz. Devletimizi mevzuatlarda cesur adımlar atmaya, yatırımcılarımızı geleceğin endüstriyel yapım modellerini seçmeye, basınımızı ve vatandaşlarımızı ise güvenli bir yaşam hakkı olan çeliği talep etmeye çağırıyoruz. Eski alışkanlıklarla yeni atılımlar gerçekleştirilemez. Geleceği; çelikle, akılla ve hızla inşa etmek için yola çıkıyoruz.”**

**Sektör 2 Aralık’ta Zirve’de Buluşacak**

TUCSA’nın yeni dönem dönüşüm gündemi, 2 Aralık’ta **TUCSA 27. Yapısal Çelik Günü Zirvesi**’nde kamu, sanayi, akademi, mimarlık, mühendislik ve yatırım dünyasını bir araya getirecek. Zirvede, yapısal çeliğin geleceği, yeni teknolojiler ve sektörün dönüşüm başlıkları ortak akılla değerlendirilecek.
