90’lı yılların başında girdiği konfeksiyon sektöründe önce fason üretimle başladığı işine H&M’e mal yaparak ihracatla devam eden Serhan Ünsal her şeyin bir isim benzerliğiyle başladığını, aslında ilk alıcısı olan H&M’in Uniteks’i İstanbul firması Uniteks’le karıştırmış olduklarını yıllar sonra tesadüfen öğrendiklerini anlattı.
Tekstil, Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektörleri Ölmez
Fiyat avantajı ve pazarlara yakınlığı sayesinde Türkiye’nin aranan ülke konumuna geldiğini belirten Serhan Ünsal, günümüzde alıcıların hız, moda ve yeni trendler istediğini bu ortamda Çin’in mallarının pahalılaştığını, Türk tekstil sektörünün Bangladeş ve Vietnam gibi yeni ülkelerle rekabet ettiğini ifade etti.
Hazırgiyim, konfeksiyon ve tekstil sektörünün her yıl öleceğinden yakınıldığını belirten Ünsal, bu sektörlerin ayakta kalacağını kaydetti.
Farkındalık Yaratılmalı
İlk ithalat ve ilk ihracata 90’lı yılların başında başlayan, sektörü yakından tanıyan M. Serhan Ünsal şirketlerde kurumsallaşmanın öneminin altını çizdiği konuşmasında farkındalık yaratmanın gerekliliğini vurguladı. Japonların felsefesini hatırlatan Serhan Ünsal,” Japonların bir felsefesi var ki tamamen katılıyorum: ‘Biri bir işi yapabiliyorsa ben de yapabilirim, biri bir işi yapamıyorsa o işi ben yapmalıyım’. Farkındalık yaratmak için birçok kalite denetimi mücadelesinden başarıyla çıktık, çalışanlarımızı şirketimizin bir parçası olarak gördük, değişen trendlere ayak uydurduk ve bu sayede tüm dünyaya ihracat yapabilir hale geldik” dedi.
İş hayatında ayakta kalabilmenin ve başarıya ulaşmanın çok çalışmaktan geçtiğini ifade eden Ünsal, “Şirket içindeki küçük tasarruflar doğal olarak (ki bunları şirket içerisinde kurulacak bir denetim organizasyonu ile tespit etmek ve minimuma indirmek mümkün) büyük gelirleri sağlayacaktır. İyi bir finans sistemi kurarak kurumsallaşmayla şirket tabanının sağlamlaştırılması gereklidir. Bunun yanısıra karşılaşılan şanslar ancak iyi değerlendirildiğinde bir fırsata dönüşebilir” diyerek sözlerini bitirdi.


