Ocak ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın Ocak ayına kıyasla % 0.9; 2013 yılının Aralık ayına kıyasla ise % 2.4 oranında düşüşle, 2.83 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Geçen yılın Ocak ayındaki % 8.8 oranındaki gerilemenin üzerine, bu yılın Ocak ayında da üretim % 0.9 oranında düşüş göstermesi sonucunda, 2012 yılının Ocak ayına kıyasla, 2014 yılının Ocak ayı üretimi % 9.8 oranında gerilemiş oldu.
Türkiye’nin ham çelik üretiminin % 0.9 oranında azaldığı Ocak ayında, nihai çelik ürünleri üretimi % 5.6 oranında artışla, 2.96 milyon tona yükseldi. Türkiye’nin ham çelik üretimi azalırken, mamul üretiminin artıyor olması, üreticilerin hurda yerine daha fazla ara ürün olan kütük ve slab ithalatı yaparak üretim gerçekleştirdiklerini ortaya koydu. 2013 yılında % 10 oranında oldukça güçlü bir artış gösteren Türkiye’nin görünür çelik ürünleri tüketimi ise, büyüme eğilimini sürdürdü ve Ocak ayında, % 6.3 oranında artışla, 2.3 milyon tona yükseldi. Ocak ayında Türkiye, ürettiği çelik miktarının % 85 civarındaki kısmını iç piyasasında tüketti.
2013 yılında, miktar açısından çelik ürünleri ihracatı % 6.3 oranında gerilerken, ithalatı % 25 oranında artış göstermiş ve bu nedenle ihracatın ithalatı karşılama oranı % 153’ten % 123’e gerilemişti. 2014 yılının Ocak ayında da ihracattaki gerileme eğilimi devam etti. Çelik ihracatının % 2.5 oranında gerilediği Ocak ayındaki tek olumlu gelişme, ithalatın %3.6 oranında düşmüş olması şeklinde ortaya çıktı. Türkiye, Ocak ayında, 1.3 milyar dolar tutarındaki çelik ihracatına karşılık, 971 milyon dolar tutarında çelik ithal etti. Ocak ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı % 133 gibi geçmiş yıllara kıyasla düşük sayılabilecek bir seviyede kaldı.
Kapasite kullanım oranının düşüklüğüne ve üretimdeki fazlalığa rağmen, ithalat miktarının iç piyasadaki çelik tüketimi içerisindeki payının % 45 seviyesinde bulunması, sektörün üzerindeki ithalat baskısını ortaya koydu. Bu göstergeler, çelik sektörü ile ilgili daha önce üzerinde düşünülmüş ve çalışılmış tedbirlerin bir an önce uygulamaya aktarılmasına duyulan ihtiyacı arttırdı.
Son günlerde basında sıkça yer alan temel sanayi sektörlerini ithal girdilere bağlı olarak çalışmaya teşvik eden uygulamalar, Türk ekonomisinin içini boşaltmaya devam ediyor. 2013 yılında 65 milyar dolar cari işlemler açığı veren Türkiye ekonomisinin içerisinde bulunduğu mevcut durum sürdürülebilir görünmüyor. Bu konuda açığın en büyük


