Eggert, Avrupa Komisyonu’nun önerisi kapsamında ücretsiz emisyon tahsisatlarının 2033 yılı sonuna kadar büyük ölçüde kaldırılmasının planlandığını hatırlatarak, bu yaklaşımın Avrupa çelik sektörünün aynı tarihe kadar neredeyse tamamen karbonsuzlaşacağını varsaydığını belirtti.
“En Büyük Soru Hâlâ Cevapsız”
Ancak bu hedefe ulaşılmasını sağlayacak temel koşulların henüz oluşturulmadığını vurgulayan Eggert, sektörün en büyük belirsizliğinin uygun fiyatlı temiz enerjiye erişim olduğunu ifade etti. Eggert, şirketlerden milyarlarca avroluk yatırım yapmalarının beklendiğini ancak elektrik ve hidrojen altyapısının zamanında tamamlanıp tamamlanmayacağı, yeterli temiz elektrik arzının sağlanıp sağlanamayacağı ve bu enerjinin Avrupa genelinde rekabetçi maliyetlerle sunulup sunulamayacağı konusunda netlik bulunmadığını söyledi.
Yatırım Belirsizliği Devam Ediyor
EUROFER’e göre, önerilen ücretsiz tahsisatların aşamalı olarak kaldırılmasına ilişkin düzenleme yatırımcıların karşı karşıya olduğu belirsizlikleri gidermiyor. Açıklamada, özellikle 2029-2030 döneminde ücretsiz tahsisatların önemli ölçüde azalacağı, ayrıca mevcut referans kurallarının 2031 yılında çelik sektörü için referans değerlerde sert düşüşlere yol açabileceği belirtildi.Bu durumun hem karbon kaçağına karşı sağlanan korumayı zayıflatabileceği hem de düşük karbonlu yatırımları erken gerçekleştiren şirketlerin rekabet avantajını azaltabileceği ifade edildi.
CBAM İhracatına İlişkin Belirsizlik Sürüyor
Eggert, uzun süredir gündemde olan Karbon Sınırda Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında ihracatçılara yönelik kalıcı çözümün hâlâ hayata geçirilmediğine dikkat çekti.
Yeni ücretsiz tahsis şartlarının ise özellikle yatırım kararlarının şirketlerin kontrolü dışındaki faktörlere bağlı olduğu durumlarda ilave idari yük ve hukuki belirsizlik oluşturduğunu dile getirdi.
“Hedef Var, Ancak Yol Haritası Eksik”
AB’nin iklim hedeflerinin iddialı olduğunu belirten Eggert, bu hedeflere ulaşmayı sağlayacak temel altyapının henüz tamamlanmadığını söyledi. Eggert, “AB haklı olarak iddialı iklim hedefleri belirledi, ancak tüm üye ülkelerde defalarca sözünü verdiği destekleyici koşulları henüz sağlayamadı. Bu koşullar olmadan ETS yalnızca bir son tarih belirliyor, ancak o tarihe ulaşılmasını sağlayacak güvenilir bir yol sunmuyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“2033’te %100 Dönüşüm Gerçekçi Değil”
Avrupa çelik sektörünün dönüşüm için önemli yatırımlar yaptığını belirten Eggert, sektörün 2030-2032 dönemine kadar geleneksel çelik üretim kapasitesinin yaklaşık %35’ini hidrojen kullanımına hazır tesislerle değiştirmeyi planladığını ifade etti.
Ancak gerekli enerji altyapısı ve rekabetçi maliyet koşulları sağlanmadığı sürece 2033 yılına kadar sektörün tamamen karbonsuzlaşmasının gerçekçi olmadığını vurgulayan Eggert, şu değerlendirmede bulundu: “Doğru koşullar sağlanmadığı takdirde 2033 yılına kadar %100 karbonsuzlaşmaya ulaşılacağına inanmak bir hayalden ibarettir. Eğer AB verdiği sözleri yerine getiremezse, çelik endüstrisini karbondan arındırmak yerine önemli bir bölümünü kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktır.”
Eggert’in açıklamaları, Avrupa çelik sektöründe yeşil dönüşüm hedefleri ile enerji altyapısı, rekabetçilik ve yatırım koşulları arasındaki dengenin önümüzdeki yıllarda sektörün en kritik gündem maddelerinden biri olmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.


