Koç Holding, Stegra'nın 2 milyar euroluk yeşil çelik projesine ortak oldu
Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu Koç Holding, dünyanın ilk büyük ölçekli hidrojen bazlı çelik fabrikasını inşa eden İsveçli Stegra'nın sermaye artırımına katıldı. Fabrika için 2 milyar euronun üzerinde ek finansman aranıyor.

Koç Holding ve Koç ailesi, İsveç merkezli yeşil çelik girişimi Stegra'nın sermaye artırımına katılarak şirketin hissedarları arasına girdi. Kuzey İsveç'in Boden kentinde dünyanın ilk büyük ölçekli hidrojen bazlı çelik fabrikasını inşa eden Stegra, yeni hisse ihracıyla toplam hisse sayısını yüzde 23 artırdı; Koç grubu bu ihraçta çıkarılan payların yaklaşık yüzde 2'sini aldı.
Dagens Industri gazetesinin 11 Mart'ta Stegra'nın pay defterinden aktardığı bilgiye göre şirket toplam 850 milyon yeni hisse çıkardı. Otomotivden enerjiye, beyaz eşyadan finansa uzanan geniş portföyüyle Türkiye'nin en büyük özel sektör kuruluşu olan Koç Holding'in bu yatırımı, grubun yeşil çelik alanına ilk adımı niteliğinde. Stegra'nın mevcut yatırımcıları arasında Japonya'nın Hitachi'si, Singapur devlet yatırım fonu GIC ve yazılım devi Microsoft da bulunuyor.
Kömürsüz çelik: 700 megavatlık elektrolizör ve DRI hattı
Boden tesisi, çelik üretiminde kökten farklı bir süreç kullanacak. Geleneksel yüksek fırınlarda kok kömürüyle gerçekleştirilen indirgeme işlemi, burada tamamen hidrojenle yapılacak. Thyssenkrupp Nucera'nın sağladığı 700 megavatlık elektrolizör yenilenebilir elektrikle sudan yeşil hidrojen üretecek. Bu hidrojen, MidRex teknolojisiyle çalışan Doğrudan Demir İndirgeme (DRI) ünitesine beslenecek. Sürecin son halkasında SMS tarafından kurulan mini haddehanede çelik nihai ürüne dönüşecek.
Tesisin yıllık kapasitesi 2,5 milyon ton ham çelik olarak planlanıyor. İnşaat yüzde 60'ın üzerinde tamamlandı ve üretim başlangıcı 2026'nın ikinci yarısını hedefliyor; ancak ek altyapı gereksinimleri takvime üç aylık bir gecikme ekledi.
2 milyar euroluk ek finansman arayışı
Stegra, 2024 yılında proje için 6,5 milyar euro tutarında kaynak sağlamıştı. Ekim 2025'te 975 milyon euro daha aradığını açıklayan şirket, Mart 2026'ya gelindiğinde bu rakamı 2 milyar euronun üzerine taşımak zorunda kaldı — ilk ek finansman tahmininin iki katından fazla.
Maliyet artışının ardında birden fazla etken var. İnşaat malzemeleri ve işçilik giderleri yükseldi. Demiryolu ve liman altyapısı dış tedarik yerine şirket bünyesinde geliştirilmeye başlandı. Devlet hibelerinin bir bölümü henüz kullandırılamadı. Stegra CEO'su Henrik Henriksson, güçlü sipariş defterine ve rekabetçi maliyet yapısına karşın ek kaynağa ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
Finansman sürecini hızlandırmak amacıyla yönetimde köklü değişikliklere gidildi. 1 Mart 2026'da Markus Holm yeni CFO olarak göreve başladı. Elcogen Group, Sanoma Corporation ve Metsä Board gibi şirketlerde üst düzey finans yöneticiliği yapan Holm, kurucu ekipten Otto Gernandt'ın yerini aldı; Gernandt kıdemli danışman olarak finansman görüşmelerinde rol almaya devam edecek. Kurucu başkan Harald Mix ise birkaç olağanüstü yönetim kurulu toplantısının ardından görevinden ayrıldı.
Kim destek veriyor, kim çekiliyor?
Koç Holding'in yanı sıra Fransız hidrojen yatırım fonu Hy24 yeni turda ilk büyük yatırımcı olarak Stegra'ya sermaye koydu. Hy24 CEO'su Pierre-Etienne Franc, "Projenin temellerini sorgulamak için bir neden yok, temeller son derece sağlam" dedi. İngiliz iklim fonu Just Climate payını artıracağını taahhüt ederken İsveçli girişim fonları Altor, FAM ve Kallskär de desteğini sürdürdü.
Tabloda tedirginlik yaratan bir gelişme de var. Projenin temel finansörlerinden Citigroup'un kredi ilişkisini sonlandırmak istediği Financial Times tarafından aktarıldı. Stegra sözcüsü ise Reuters'a yaptığı açıklamada anonim kaynaklara dayanan iddialara yorum getirmeyeceklerini, mevcut ve potansiyel yatırımcılarla görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.
Müşteri cephesinde güçlü isimler sıralanıyor. Microsoft, veri merkezlerinin inşasında kullanmak üzere Stegra'dan yeşil çelik tedarik edecek. Bu anlaşma, teknoloji sektörünün karbon ayak izini azaltma hedeflerinin çelik talebini doğrudan şekillendirmeye başladığını gösteriyor.
Avrupa'daki yeşil çelik projelerinin maliyet baskısıyla boğuştuğu — ArcelorMittal'in bile Almanya'daki planını rafa kaldırdığı — bir dönemde, Stegra'nın Boden tesisi hidrojen bazlı çelik üretiminin ticari ölçekte mümkün olup olmadığının sınavı niteliğinde.
