Uğur Dalbeler COP29’da Türk çeliğinin geleceğini anlattı
Türk Çelik İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler, COP29’da Türk çelik sektörünün karbonsuzlaşma hedeflerini ve gelecek beklentilerini değerlendirdi.
Kısaca
- Dalbeler, Türk çelik sektörünün karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşma konusunda avantajlı olduğunu, ancak gerekli finansmana erişimin zor kaldığını belirtti.
- Türk çelik sektörünün enerji verimliliği ve üretim süreçlerindeki avantajlarının Batı pazarında güçlü bir konum sağlayabileceği ifade edildi.
- Dalbeler, son üç yıldaki küresel çelik talebi düşüşüne rağmen gelişmekte olan ülkelerde talep artışı beklediğini söyledi; küresel ekonomik durgunluğun etkisinin sürdüğünü aktardı.
Türk Çelik İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler, Azerbaycan’ın Bakü şehrinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP29) kapsamında Türk çelik sektörünün küresel düzeydeki mevcut konumunu ve gelecek hedeflerini değerlendirdi. Dalbeler, “Future of the Steel Industry: Decarbonization, Circular Economy, and Emerging Challenges” başlıklı panelin ardından çelik sektöründeki karbonsuzlaşma, döngüsel ekonomi ve zorlukları ele aldı.
Çelik Sektöründe Karbonsuzlaşma ve Zorluklar
Dalbeler, Türk çelik sektörünün karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşma noktasında diğer ülkelerle karşılaştırıldığında avantajlı bir konumda olduğunu belirtti, ancak sürecin finansal olarak zorluğuna dikkat çekti:
“Karbonsuzlaşma hedefi doğrultusunda büyük ilerlemeler kaydediyoruz. Ancak sıfır karbon hedeflerine ulaşmak için gerekli olan finansmana erişim, yalnızca Türkiye değil, dünya genelinde zor bir süreç olarak karşımıza çıkıyor.”
Dalbeler, bu bağlamda Türk çelik sektörünün üretim süreçlerindeki verimlilik ve enerji kullanımındaki avantajları sayesinde Batı pazarında rakiplerine kıyasla güçlü bir konuma sahip olduğunu vurguladı:
“Batı’da, tüketimin yoğun olduğu coğrafyalarda Türk çelik sektörü öne çıkma potansiyeline sahip. Özellikle enerji verimliliği ve proses avantajlarımız bu konuda önemli bir farklılık yaratıyor.”
Döngüsel Ekonomi ve Türk Çelik Sektörü
Panelde, döngüsel ekonomi de ele alındı. Dalbeler, Türk çelik sektörünün, sürdürülebilir üretim modelleri ve çevre dostu yaklaşımlar geliştirme konusunda küresel ölçekte lider konumda olduğunu belirtti. Döngüsel ekonomi modellerinin çelik üretiminde etkin şekilde uygulanması gerektiğine dikkat çeken Dalbeler, bu sürecin çevreye katkılarından bahsetti.
“Türk çelik sektörü, geri dönüşüm ve çevresel sürdürülebilirlik açısından dünyaya örnek teşkil edebilecek bir altyapıya sahiptir. Bu altyapıyı daha da güçlendirmek için uluslararası iş birliklerini artırmamız gerekiyor.”
Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi
Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.
Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.
E-posta
-
E-posta kutunuzu açın
Onay e-postasının gelmesi birkaç dakika sürebilir.
-
Onay e-postasını bulun
Gelen kutusunda göremiyorsanız Spam / Gereksiz klasörüne de bakın.
-
E-postadaki onay bağlantısına tıklayın
Bu adımı tamamladığınızda aboneliğiniz başlayacak.
Zaten aboneyseniz yeniden onay vermeniz gerekmez. Bu form mevcut konu tercihlerinizi değiştirmez.
Küresel Piyasalardaki Durum ve Gelecek Beklentileri
Son üç yıldır küresel çelik talebinde bir düşüş yaşandığını belirten Dalbeler, bu düşüşe rağmen gelişmekte olan ülkelerin olumlu beklentiler sunduğunu ifade etti. Ancak, küresel ekonomik durgunluğun sektör üzerindeki etkilerinin devam ettiğini söyledi:
“Son yıllarda çelik talebi düşüş gösteriyor. Ancak gelişmekte olan ülkelerle birlikte talep artışı bekliyoruz. Bununla birlikte, dünya genelindeki ekonomik durgunluk Türk çelik sektörünü de etkiliyor.”
Sektörün Finansmana Erişimi ve Teknolojik Yatırımlar
Dalbeler, Türk çelik sektörünün finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak ve teknolojik altyapısını güçlendirmek için uluslararası platformlarda daha aktif olması gerektiğini ifade etti. Bu konferansların, sektörün küresel konumunu ve güçlü yanlarını anlatma fırsatı sunduğunu belirtti:
“Türk çelik sektörü olarak iklim değişikliği konferanslarına katılmamız, pozisyonumuzu daha iyi ifade etmemizi sağlıyor. Bu da hem finansman hem de yeni teknolojilere ulaşmamızı kolaylaştırıyor. Önümüzdeki dönemde bu adımların ihracatımıza ve genel büyümemize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”