Euro ve dolar nereye kadar yükselecek?
10 Ağustos 2018 itibarıyla dolar 6 TL, euro 7 TL seviyesini görürken yazı, kur artışının döviz kredisi kullanan sanayicilere etkisini ve aşılması için önerileri değerlendiriyor.
Kısaca
- 2016 yılında dolar ve euro ortalamaları sırasıyla 3,00 TL ve 3,40 TL seviyelerindeyken, 10 Ağustos 2018'de dolar 6 TL, euro 7 TL seviyesini gördü.
- 2016 içinde 24 ay ve üzeri vadeli döviz kredisi kullananlar, iki yılda dolar ve euronun yüzde 100 artmasıyla faiz ve kredi masraflarına ek bir kur yüküyle karşılaştı.
- Yazı, işletmelerin zor dönemi aşabilmesi için iş ve pazar çeşitlendirmesine, pazarlama çalışmalarına ve kurumsallaşmaya ağırlık vermesini öneriyor.
İki sene önce, yani 2016 yılında Dolar kuru ortalaması 3.00 TL, Euro kuru ise 3.40 TL seviyelerinde idi… 10 Ağustos 2018 itibari ile Dolar 6 TL, Euro da 7 TL’yi gördü. Eskiden kur üzerinden tahmin yürütme imkanı vardı. Herkesin kendine göre baz aldığı ölçüler, kıstaslar vardı. Küçük sapmalarla da olsa kur bir şekilde tahmin edilebiliyordu. Öyle ki; ticari kredilerin önemli miktarları döviz bazında kullanılıyordu. Dolar ya da Euro bazında alınan kredi faizleri, TL faizine göre büyük avantaj sağlıyordu. Son 2 yıldır piyasalarda böyle bir ortam kalmadı. Kredi geri ödemelerinde son taksitlerini 2016 yılı 3. çeyreği gibi ödeyenler bu işten ziyadesiyle karlı çıktılar.
2016 Yılı Sonrasında Döviz Üzerinden Kredi Kullananlar Zarardalar
Lakin 2016 yılı içerisinde 24 ay ve üzeri vadelerde kredi kullananlar çok büyük zararlara uğradılar. Çünkü tam 2 yıl içerisinde hem Dolar hem de Euro %100 oranında arttı. Buna bir de kullanılan dövizin faiz ve kredi masrafları eklendiğinde, sanayicinin durumunu varın siz hesap edin. Şimdi döviz kredisi kullananlar bağırıp çağırıyor. Vaktiyle TL faizleri yıllık %11 – 12 civarındayken, yıllık %4 – 5 oranından kredi kullanmayı uyanıklık olarak görmenin hüsranını yaşıyorlar.
Mevcut Sistem ve Ekonomi Politikalarıyla İşler Rayına Oturtulabilir mi?
Yaşanan kur artışı, ekonominin sağlam temeller üzerinde kurulmayışıyla alakalı olduğu kadar psikolojik sebeplerin de bu fahiş artışta etkisi var. Birincisi yabancı yatırımcı ülkedeki ekonomi yönetiminin ehil olduğuna inanmıyor. 24 Haziran’da resmen geçilen Başkanlık sistemi ise bir diğer handikap… Bu durumda bırakın yabancı sermayenin gelmesini, eldeki yerli sermayeyi içeride tutamaz hale geldik. Ülkemizdeki büyük Türk şirketleri bile birer ikişer yatırımlarını başka ülkelere kaydırıyorlar. Bizim gördüğümüzü yabancılar da görüyor elbet. Senin güvenmediğine el niye güvensin? Güvenin olmadığı yerde para da olmaz. Paranın olmadığı yerde ise kriz kaçınılmazdır. Kriz üst seviyeden sert şekilde başladı, çarşıya ve pazara doğru hızla ilerliyor.
Haftalık sektör özeti ve fuar takvimi
Sektörde haftanın özetini ve yaklaşan fuarların takvimini e-postanıza gönderiyoruz.
Aboneliğinizi tamamlamak için göndereceğimiz e-postadaki onay bağlantısına tıklayın.
E-posta
-
E-posta kutunuzu açın
Onay e-postasının gelmesi birkaç dakika sürebilir.
-
Onay e-postasını bulun
Gelen kutusunda göremiyorsanız Spam / Gereksiz klasörüne de bakın.
-
E-postadaki onay bağlantısına tıklayın
Bu adımı tamamladığınızda aboneliğiniz başlayacak.
Zaten aboneyseniz yeniden onay vermeniz gerekmez. Bu form mevcut konu tercihlerinizi değiştirmez.
İşini ve Pazarını Çeşitlendirmeyenleri Zor Günler Bekliyor
Her zaman söylüyoruz; işinizi ve pazarını çeşitlendirin. Böyle zamanlarda korkup içinize kapanmak, küçülmeye gitmek fayda getirmez. (Çok hantal ve gereğinden fazla kadrolarla çalışanlar, kadrosunu revize edebilir) Pazarlama çalışmalarınıza ağırlık verin, kurumsallaşma yönünde yapılması gereken çalışmalarınıza ağırlık verin, şimdiye kadar gitmediğiniz yerlere gidin ve yeni kapılar açmaya bakın. Durum ancak böyle aşılabilir. Sevgiyle kalın…