Skip to main content
Demir Çelik

Yapay Zeka Çelik Sahasında

Çelik sektörü kârlılık ve rekabet baskısı ile karbonsuzlaşma hedefleri nedeniyle tarihinin en kritik dönüşümlerinden birini yaşıyor. Çelik sektörü, akıllı (dijital) ve yeşil (sürdürülebilir) dönüşümün kesişim noktasında yer alan stratejik bir endüstri olarak öne çıkıyor. Bu dönüşüm gündemi, sektörü iki kritik hedefi aynı anda yönetmeye zorluyor: Bir yandan karbonsuzlaşma baskısı giderek artarken, diğer yandan üretim sürekliliğini ve operasyonel güvenilirliği koruma zorunluluğu önemini koruyor.

Yapay Zeka  Çelik Sahasında
Paylaş
Yazı Boyutu

Tesis ölçeklerinin büyük olması, süreçlerin birbirine yüksek derecede bağımlı ilerlemesi ve yatırımların uzun ömürlü yapısı, çelik sektörünü dünyadaki en zor karbonsuzlaşma alanlarından biri haline getiriyor. Bu nedenle enerji verimliliği, emisyonların azaltılması, geri dönüşümün yaygınlaştırılması, hidrojenin devreye alınması ve karbon yakalama gibi başlıklarda dönüşüm baskısı giderek artarken; sektör aynı zamanda kalite–maliyet–zaman dengesini bozmadan üretim sürekliliğini ve operasyonel güvenilirliği koruma zorunluluğunu da sürdürüyor.

Rekabet Koşulları Daha da Sertleşiyor

Dünya çelik sektöründe talep ve büyüme dinamiklerine bağlı piyasa zayıflığı; artan operasyonel ve maliyet baskıları; jeopolitik riskler ve küresel belirsizlikler ile regülasyon ve ticaret politikalarındaki sıkılaşma, ülkemizdeki üreticileri hem verimliliği artırmak hem de değişen koşullara hızla uyum sağlamak için dijital ve analitik yetkinliklerini güçlendirmeye yöneltiyor. Rekabet koşulları sertleşirken yapay zeka destekli çözümler (öngörücü analiz, dijital tedarik zinciri, optimizasyon vb.) çelik üreticilerine maliyet düşürme, dayanıklılık artırma ve piyasa dalgalanmalarına daha hızlı tepki gibi somut avantajlar sunuyor. Uyum sağlayamayanların ise geride kalma riski büyüyor.

Çelik sektörünün katmanlı ve çok boyutlu dönüşümünde “akıllı ve yeşil üretim”in güncel odağı da kaçınılmaz olarak çok yönlü bir çerçeveye oturuyor: sensör, proses ve kalite gibi farklı kaynaklardan gelen veriyi bütünleştirmek; süreçler arası koordinasyonu güçlendirmek ve üretim kararlarını daha çevreci hedeflerle uyumlu hale getirmek.

Yapay Zeka Sahaya İndi

Literatür, endüstri verileri ve operasyonel kıyas ölçütlerine dayalı nicel tahminler incelendiğinde, “intelligent research areas / intelligent systems” kapsamında değerlendirilen YZ/ML tabanlı yaklaşımların; alaşım tüketimini azaltarak ton başına alaşım maliyetinde çelik kalitesine bağlı olarak %2,5–%29 (ortalama %11,06) aralığında düşüş sağlayabildiği öngörülüyor. Benzer şekilde, EAF tarafında %10–%20 verimlilik artışı ve 18–20 kWh/ton düzeyinde elektrik tüketimi azalması gibi kazanımlar elde edildiği vurgulanıyor. Bu tür iyileşmelerin, ton çelik başına CO₂ emisyonlarının azaltımına da doğrudan katkı sunduğu belirtiliyor (Zong et al, 2025).

Ancak yapay zekâyı “tek başına kurtarıcı” olarak görmek yanıltıcı olur. Asıl işlevi, işletmelerin yönünü ve önceliklerini belirlemede stratejik bir kaldıraç rolü üstlenmesidir. Yapay zekâ, çeliğin üretim zincirinin her aşamasında verimliliği artırma potansiyeline sahiptir; ancak hangi probleme odaklanacağı, kurumun hedefleri ve teşvikleri kadar veri altyapısı ile liderlik yaklaşımı tarafından da belirlenir.

Yapay zekâ projeleri sadece maliyeti düşürmeye ve verimliliği artırmaya odaklanırsa, şirketler farkında olmadan mevcut fosil yakıta dayalı üretim düzenini daha da güçlendirebilir. Buna karşılık yapay zekâ, sistemleri birbirine bağlamak, operasyonu daha esnek yönetmek, süreçleri şeffaflaştırmak ve riskleri azaltmak için bilinçli bir stratejiyle kullanılırsa, düşük karbonlu teknolojilere geçişin önündeki engelleri azaltabilir.

Bütüncül, Dengeli Ve Sürdürülebilir Yaklaşım

Çelik sektöründe yalnızca otomasyon yatırımları yapmak ya da veri toplamak, işletmelerin daha iyi karar verebilmesini; esneklik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik kazanmasını tek başına sağlamaya yetmiyor. Bu nedenle parçalı dijitalleşme yerine, süreçleri uçtan uca ele alan bütüncül bir dijital uygulama yaklaşımına ihtiyaç duyuluyor. Böyle bir yaklaşım, operasyonel mükemmelliği destekleyen veriye dayalı entegre optimizasyon ve sorunlar oluşmadan önce devreye giren proaktif yönetim anlayışıyla mümkün hale geliyor:

Yapay zeka ile sağlanabilen;

• talep tahmini ve üretim planlama,

• entegre planlama ve optimizasyon (satış ve operasyon planlama),

• hammadde ve maliyet optimizasyonu (Blending),

• tedarik zinciri görünürlüğü ve dayanıklılık (Dijital ikiz),

• varlık yönetimi ve operasyonel süreklilik (Öngörücü bakım) ve

• piyasa ve regülasyon istihbaratı (News Radar)

işletmelere rekabet avantajı sağlama konusunda vazgeçilmez fırsatlar sunuyor.

Bütüncül yaklaşım, yapay zekânın tekil “pilot” uygulamalar olmaktan çıkıp portföy mantığıyla değer zinciri boyunca yaygınlaştırılmasını gerekli kılıyor. Yapay zekâ kullanımında çok odaklılık; öngörücü bakım, kalite kontrol, ürün geliştirme, tedarik zinciri ve hurda optimizasyonu gibi alanlarda değer zinciri boyunca katma

değer üretmeyi sağlarken, çevik karar alma ve hızlı aksiyon kapasitesini de güçlendiriyor. Bu yaklaşım, kritik kullanım senaryolarının birbirini beslemesini mümkün kılıyor: kalite verileri, proses verileri ve enerji/malzeme kullanımı arasında kurulan bağlar, maliyet, sürdürülebilirlik ve müşteri performansı boyutlarında çarpan etkisi yaratıyor.

Yapay zekâ uygulamalarında asıl mesele, yalnızca “iyi bir model” geliştirmek değil; bu modeli doğru veriye, doğru yönetişime ve doğru insan–teknoloji etkileşimine dayandırabilmektir. Yapay zekânın işletme içindeki rolünü, iş hedefleriyle uyumlu bir strateji çerçevesinde tanımlamak ve bu stratejiyi ölçülebilir hedeflerle somutlaştırmak gerekiyor. Ardından, belirli ve somut problemlere odaklanan küçük pilotlarla başlamak; elde edilen öğrenimleri hızla iyileştirmelere dönüştürmek ve etkisi kanıtlanan uygulamaları kademeli biçimde ölçeklemek kritik önem taşıyor. Bu sürecin kalıcı sonuç üretmesi ise eğitim, iş birliği ve şeffaf iletişimle desteklenen güçlü bir değişim yönetimiyle ve mevcut sistemlerle entegrasyon adımlarının eşzamanlı yürütülmesine bağlı.

Yapay zekanın çelik sektöründe akıllı ve yeşil üretimi sağlayabilmesinde bütüncül, dengeli ve sürdürülebilir etkileşimi esas alan sosyodijital liderlik yaklaşımı etkin bir rol üstlenebilir. Sosyodijital liderlik, etkileşim yetkinliklerini ağ odaklı, katılımcı, çevik, açık, güvene dayalı, dayanıklı ve kararlı değerleriyle geliştirerek, dijital ve yeşil dönüşümün çok boyutlu doğasıyla uyumlu bir liderlik pratiği inşa edebilir.

Prof. Dr. Dilek Kurt, Sosyodijital Liderlik:

Etkileşim Yetkinliği ile Sosyodijital Dönüşümde Başarı, kitabı Google Books üzerinden temin edilebilir

www.books.google.com.tr

Paylaş

Erişilebilirlik