Skip to main content
Demir Çelik

Türk çelik sektöründen koruma talebi: "Bu koşullarda rekabet sürdürülemez"

Çin kaynaklı arz fazlası ve artan ticaret engelleri Türk çelik sektörünü kıskaca alırken, sektör temsilcileri iç pazarda ve ihracatta daha güçlü koruma mekanizmaları talep ediyor.

Türk çelik sektöründen koruma talebi: "Bu koşullarda rekabet sürdürülemez"
Paylaş
Yazı Boyutu

Küresel çelik piyasasında Çin'den kaynaklanan devasa arz fazlası, gerilemeye devam eden fiyatlar ve sertleşen ticaret politikaları, Türk çelik sektörünü yeni bir kırılma noktasına getirdi. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) yönetimi, daralan kâr marjları ve Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok pazardaki kota ve vergi artışları karşısında daha güçlü koruma mekanizmalarının artık zorunluluk olduğunu açıkça dile getirdi.

Türkiye 2025 yılında 19 milyon 432 bin ton çelik ihraç etti. Bu ihracatın parasal karşılığı 16,5 milyar dolar olurken, ton başına ortalama fiyat 851 dolar seviyesinde kaldı. Aynı dönemdeki toplam üretim 38,1 milyon tona ulaştı ve Türkiye bu rakamlarla Avrupa'nın en büyük çelik üreticisi konumunu korudu; dünya genelinde ise yedinci sırada yer aldı. Romanya, İtalya ve Fas en fazla ihracat yapılan pazarlar olarak öne çıktı. Fas'ın yükselişi ayrı bir parantez açmayı hak ediyor: Bir önceki yıl sıralamada 11'inci olan Kuzey Afrika ülkesi, yüzde 100'ün üzerinde artışla üçüncü sıraya tırmandı.

ÇİB Başkanı Adnan Aslan, küresel çelik ticaretindeki dengesizliğin boyutlarına vurgu yaptı. Aslan, yaklaşık 450 milyon tonluk dünya çelik ticaretinin 130 milyon tonunun tek başına Çin'den geldiğini hatırlatarak "Bu olağanüstü büyüklük fiyatları aşağı çekiyor ve tüm üreticileri yoğun bir rekabet baskısı altına sokuyor. Doğru pazar seçimi ile esnek ihracat stratejisi artık bir tercih değil, zorunluluk" dedi.

Avrupa pazarındaki tablo da üreticileri tedirgin ediyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'ndaki (CBAM) belirsizlik, alıcıları siparişlerini ötelemeye itiyor. Aslan, 2026'ya Avrupa'da zayıf bir giriş yaptıklarını kabul ederken mart ve nisan aylarından itibaren siparişlerin yeniden ivme kazanmasını beklediklerini aktardı.

ÇİB Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler ise tablonun maliyet boyutuna parmak bastı. Türkiye'nin üretiminde kullandığı girdilerin yaklaşık yarısını ithal ettiğini belirten Dalbeler, "Rakiplerimizin hiçbirinde bu kadar yüksek girdi ithalatı yok. Güney Kore ve Malezya gibi ülkelerle yapılan ve aleyhimize işleyen anlaşmalar rekabet şansımızı ortadan kaldırıyor" dedi. Uzakdoğu'da devlet destekli üreticilerin piyasayı şekillendirdiğini, Mısır ve Fas dahil birçok ülkenin kendi pazarlarını koruma altına aldığını da sözlerine ekledi. Dalbeler, "Maliyetler yüzünden vardiyalar kapanıyor, işçi çıkarılıyor. Son üç yılda dolar bazında üç kat artan işçilik giderleri karşısında sürdürülebilir bir destek olmadan ayakta kalmak mümkün görünmüyor" diye konuştu.

Küresel çelik zirvesi ekim ayında İstanbul'da

Sektör, tüm bu tartışmaların sürdüğü ortamda küresel ölçekli bir buluşmaya da ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek Steel Networking Summits 2026, dünya çelik endüstrisinin önde gelen isimlerini aynı çatı altında toplayacak. Aslan, Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasındaki İstanbul'un jeopolitik ve lojistik avantajına değinerek 80'den fazla ülkeden 500'ün üzerinde profesyoneli ağırlamayı ve 40'ı aşkın konuşmacıyla sektörü şekillendiren dinamikleri doğrudan tartışmayı hedeflediklerini söyledi. Aslan'ın ifadesiyle amaç, dünya çelik sektörünün nabzını Türkiye'de attırmak.

Paylaş

Erişilebilirlik