Skip to main content
Demir Çelik

ANKIROS: Metalurji Endüstrisinin Avrasya’daki Güçlü Buluşma Noktası

Demir-çelik ve metalurji teknolojileri alanında Avrasya’nın en önemli buluşmalarından biri olan ANKIROS – Uluslararası Demir-Çelik, Döküm ve Demirdışı Metalurji Teknolojileri, Makina ve Ürünleri İhtisas Fuarı, 22–24 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirmeye hazırlanıyor.

14 dk okuma
ANKIROS: Metalurji Endüstrisinin  Avrasya’daki Güçlü Buluşma Noktası

Hannover Messe Ankiros Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Ozan Hünler, fuarın sektöre sunduğu fırsatları, küresel metalurji endüstrisindeki dönüşümü ve ANKIROS’un geleceğe yönelik vizyonunu Demir Çelik Store’ye değerlendirdi. Hannover Messe Ankiros Fuarcılık A.Ş. Yeni Genel Müdürü Ozan Hünler’in yeni görevi ve fuarın gelecek dönemdeki atılımları ve yatırımlarını konuştuk.

FUAR VE SEKTÖRÜN GEÇMİŞİ VE GELECEĞİ

ANKIROS uzun yıllardır demir-çelik ve metalurji sektörünün en önemli buluşmalarından biri. Bu yıl fuarı diğer yıllardan ayıran en önemli gelişmeler neler?

ANKIROS, 34 yılı aşkın köklü geçmişiyle Türkiye’nin bu alandaki en kapsamlı ve en uzun soluklu sektörel fuarı konumunda. 2026 yılında ise sadece büyüklük anlamında değil, kapsam ve içerik açısından da gerçek anlamda bir sıçrama yaşıyoruz.

Uluslararası katılım hem nicelik hem nitelik olarak artacak

Bu yılı farklı kılan birkaç kritik unsur var. Birincisi, uluslararası katılımın hem nicelik hem nitelik olarak önceki fuarların belirgin biçimde üzerinde olması beklentisi. Dünya genelinde demir-çelik ve döküm teknolojilerindeki dönüşüm hız kazanırken, sektörün bu değişimi yakından takip edebileceği merkezi platformlara olan ihtiyaç da artıyor ve ANKIROS tam da bu boşluğu dolduruyor.

Salt bir ürün sergi alanı olmaktan çıkıp gerçek bir iş geliştirme platformuna dönüşüyor

İkincisi, fuarın artık salt bir ürün sergi alanı olmaktan çıkıp gerçek bir iş geliştirme platformuna dönüşüyor olması. Katılımcıların birebir görüşme planlayabildiği, müzakerelerin fuar alanında sonuçlandığı, B2B bağlantıların aktif olarak kurulduğu bir ortam yaratıyoruz.

Fuar yeşil çelik, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve dijital dönüşümün merkezi olacak

Üçüncü olarak, yeşil çelik, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve dijital dönüşüm gibi başlıkların bu yılki programda çok daha belirgin bir yer tutması. Sektörün geleceğe dair cevaplar aradığı bir dönemde, ANKIROS bu tartışmanın sahası olmayı üstleniyor.

Sektör için iki büyük uluslararası buluşma

76. Dünya Döküm Kongresi ile ANKIROS 2026, aynı hafta İstanbul’da gerçekleşecek

Bu yıla özellikle anlam katan dördüncü bir unsur daha var: 76. Dünya Döküm Kongresi ile ANKIROS 2026, aynı hafta İstanbul’da gerçekleşecek. TÜDÖKSAD ev sahipliğinde 18–24 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan bu köklü kongre ile fuarımız son üç gün örtüşüyor. Küresel döküm sektörünün en saygın buluşmasıyla aynı şehirde, aynı haftada yer almak elbette bir tesadüf değil. Bu İstanbul’un ve Türkiye’nin sektördeki ağırlığının doğal bir yansıması. Her iki platformu birbirine bağlayan bu sinerji, 2026 buluşmasını gerçekten eşsiz kılacaktır.

Küresel çelik sektörünün zorlu bir dönemden geçtiği konuşuluyor. Bu tablo fuara katılım ve sektör beklentilerine nasıl yansıyor?

Belirsizliğin ve baskının yoğunlaştığı dönemlerde, yüz yüze buluşma çok daha anlamlı hale geliyor

Evet, küresel çelik sektörü ciddi baskılarla karşı karşıya; Çin ve Rusya kaynaklı fiyat baskısı, AB’nin kota ve karbon düzenlemeleri, değişen ticaret politikaları önemli faktör oluşturuyor. Ama şunu açıkça söylemek isterim ki; belirsizliğin ve baskının yoğunlaştığı dönemlerde, yüz yüze buluşma ve karşılıklı güven inşa etme çok daha anlamlı ve önemli bir hale geliyor.

Sektör için önemli soruların cevapları artık masa başında değil, sahada alınıyor

Gelen talepler ve katılım sinyalleri önceki fuarlara kıyasla oldukça umut verici bir tablo çizmekte. Bunun temel nedeni alıcıların tedarikçilerini daha dikkatli seçme çabası ve satıcıların pazara yakın olma isteği. Bu iki faktör ANKIROS’u doğrudan tercih sebebine dönüştürüyor.

Öte yandan, zorlu bir ortamda fuar katılımı salt bir pazarlama faaliyeti olmanın ötesinde stratejik bir yatırım haline gelmiş durumda. Kim hangi teknolojiyle nereye doğru ilerliyor, rakipler ne yapıyor, hangi alıcılar aktif? Bu soruların cevapları artık masa başında değil, sahada alınıyor.

ANKIROS fuarı Türkiye’nin çelik ve metalurji sektörüne hangi açılardan katkı sağlıyor?

ANKIROS sektörün büyüklüğüyle orantılı bir uluslararası platform haline dönüştü

Türkiye, dünyanın 7. büyük ve Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi. Sektörün bu büyüklüğüyle orantılı bir uluslararası görünürlük platformuna ihtiyacı var. İşte ANKIROS tam da bu işlevi üstleniyor.

Somut katkılar üç başlık altında özetlenebilir. İlki, ihracat kapısı açma işlevi. Yerli ve yabancı üretici ve tedarikçi firmalar için ANKIROS, potansiyel alıcılarla doğrudan temas kurabilecekleri, dünyanın farklı coğrafyalarından karar vericilerle tek bir platformda buluşabilecekleri bir alan. İkincisi, teknoloji aktarımı.

Yerli ve yabancı teçhizat ve teknoloji firmalarının buradaki varlığı, katılımcı ve ziyaretçi firmaların yeni teknoloji ve gelişmeler ile tanışması ve değerlendirmesi açısından kritik bir fırsat sunuyor. Üçüncüsü ve belki de en uzun vadeli olanı ise ekosistem inşası. ANKIROS, üreticilerin, tedarikçilerin, teknoloji üreten firmaların, akademinin ve metalurjinin tüm paydaşlarının aynı çatı altında buluştuğu bir zemin; bu buluşmalardan çıkan sinerjinin, fuarın sonrasında da devam ettiğini görüyoruz.

Hannover Messe Ankiros Fuarcılık A.Ş. Yeni Genel Müdürü Ozan Hünler’in gelecek hedefleri...

Hannover Messe Ankiros Fuarcılık A.Ş.’de Genel Müdürlük görevini devraldınız. Bu yeni görevde öncelikli hedefleriniz ve odaklanacağınız alanlar neler olacak?

Kısa vadede üç ana noktaya odaklandık

Göreve başladığımda kendime sorduğum ilk soru şuydu: bu kurumu gelecek 10 yıl için nasıl konumlandırmamız gerekiyor? HM Ankiros Fuarcılık, çok güçlü bir miras taşıyor. Köklü bir kurumsal yapısı, güvenilir ortaklıkları ve sektörde kazanılmış bir itibarı var. Benim önceliğim ise bu mirası korumak ve bunun üzerine inşa etmek.

Kısa vadede üç ana odak noktam var. Birincisi, ANKIROS 2026’yı hem katılımcı sayısı hem de ziyaretçi kalitesi açısından bir önceki buluşmanın ötesine taşımak. İkincisi, büyümeyi taşıyacak güçte bir operasyonel altyapı kurmak ve ölçeklendikçe kaliteden ödün vermeyecek sistemler ve ekip geliştirmek. Üçüncüsü ise uluslararası ortaklıklarımızı daha proaktif bir zeminde yönetmek ve HM Ankiros Fuarcılık‘ın küresel fuarcılık ekosistemindeki ağırlığını güçlendirmek.

Orta vadede ise, halihazırda salt sergi ortamından çıkıp bilgi transferi ve iş geliştirme platformlarına dönüşmekte olan fuarlarımızın bu süreçlerini hızlandırmak ve kalıcı kılmak için somut adımlar atmak istiyorum. Bu bir vizyon meselesi değil, bir dizayn meselesi; B2B eşleştirme sisteminden alım heyeti programlamasına her detay bu hedefe göre kurgulanmalı.

ANKIROS başta olmak üzere şirketin düzenlediği fuarların uluslararası konumunu daha da güçlendirmek için nasıl bir strateji izlemeyi planlıyorsunuz?

Ülkemizin jeopolitik konumunu ve potansiyelini daha sistematik biçimde değerlendireceğiz

ANKIROS’un uluslararası ağırlığını artırmak için aynı anda üç alana odaklanmamız gerekiyor. İlki, coğrafi erişim. Hangi ülkelerden katılımcı ve ziyaretçi çekebiliriz? Türkiye’nin jeopolitik konumu aslında muazzam bir fırsat sunuyor: doğu ile batı, kuzey ile güney arasındaki kavşak noktasında olmak, bizi Orta Asya, MENA, Balkanlar ve Doğu Avrupa için doğal bir buluşma merkezi yapıyor. Bu potansiyeli daha sistematik biçimde değerlendireceğiz.

Uluslararası katılım için içerik kalitesi ve küresel iş birliğine odaklanacağız

İkinci önemli konumuz, içerik kalitesi. Uluslararası katılımcıyı çekmek için sadece büyük bir sergi alanı sunmak yeterli değil; onların aradığı alıcı profilini sektörel bilgi birikimini ve network kalitesini de beraberinde sunmak gerekiyor. Bu konuda sektörün önde gelen dernekleriyle yakın iş birliği içerisindeyiz. Sektörün gerçek karar vericilerini fuarla buluşturacak özel davet ve alım heyeti programları kurguluyor, hayata geçiriyoruz.

Üçüncü odağımız ise küresel fuarcılık ağına entegrasyon. Ortaklık yapımızın bize sağladığı küresel fuarcılık ağı bu açıdan son derece değerli. Bu sinerjiden her iki taraf için somut değer üretecek şekilde yararlanmak en öncelikli hedeflerimden biri.

Küresel fuarcılık sektörü pandemi sonrası dönemde önemli bir dönüşüm yaşadı. Bu değişim Hannover Messe Ankiros Fuarcılık A.Ş.’nin organizasyonlarına nasıl yansıyor?

Pandemi Sonrası Fuarların Değeri Daha da Arttı

Pandemi fuarcılık sektörü için gerçek anlamda bir milat oldu; bazı şeyleri hızlandırdı, bazılarını kalıcı olarak değiştirdi.

Pandemi sonrası dönemde yüz yüze etkinliklerin değeri daha da net bir şekilde ortaya çıktı. Fuarlar yalnızca ticari platformlar değil, aynı zamanda firmaların, sektör paydaşlarının ve profesyonellerin bir araya gelmesini sağlayan önemli sosyal buluşma noktalarıdır. İnsan sosyal bir varlıktır ve özellikle iş dünyasında yüz yüze iletişim, güvene dayalı ilişkilerin kurulması açısından büyük önem taşır.

Dijital ve sanal iletişim araçları bu süreci desteklese de, birebir etkileşimin yarattığı iletişim ve güven ortamını tam anlamıyla karşılaması mümkün değildir. Bir ziyaretçi fuar alanına girmeden önce bile tüm algıları ve duyularıyla fuar atmosferine hazırlanır; fuar alanındaki yüz yüze etkileşimler, yeni ürün ve teknolojilerin yerinde deneyimlenmesi ve özellikle döküm makineleri gibi büyük ölçekli ekipmanların yakından incelenebilmesi ANKIROS gibi sektöre özel fuarların en önemli ayrıcalıklarından biridir. Bu başarının temelinde ise ANKIROS katılımcılarının sahip olduğu teknoloji, bilgi birikimi ve sektörel yetkinlik yer alır; biz de organizatör olarak fuar atmosferini en iyi şekilde hazırlayarak bu güçlü sahneyi desteklemeye çalışıyoruz.Bizim HM Ankiros Fuarcılık olarak bu dönüşüme yanıtımız ise birkaç alanda şekilleniyor. Randevulu B2B görüşme sistemleri ve fuar öncesinde doğru alıcı ve satıcıları buluşturacak eşleştirme mekanizmaları üzerine çalışıyoruz. Ziyaretçi deneyimini, alanın kapısından çıkıp dönerken “bu gerçekten değerliydi” diyebilecekleri bir seviyeye taşımaya çalışıyoruz.

Yeni dönemde katılımcılar ve ziyaretçiler için fuar deneyimini geliştirmek adına hangi yenilikleri hayata geçirmeyi planlıyorsunuz?

Deneyim tasarımı artık fuarcılığın merkezine oturdu; sadece kaç metrekare alan sattın değil, katılımcılar ve ziyaretçiler ne yaşadı sorusu belirleyici oluyor. Somut olarak planladığımız birkaç adım var. Dijital altyapıyı güçlendiriyoruz; kayıt süreçlerinden fuar içi deneyime kadar her temas noktasında kullanıcı dostu çözümler hayata geçiriyoruz.

Bir de uzun vadeli bir hedefim var, o da ANKIROS’u Türkiye’nin demir-çelik ve döküm alanındaki en güncel sektör raporunun yayımlandığı, trendlerin resmileştiği bir platform haline getirmek.

ULUSLARARASI KATILIM

Fuarın uluslararası katılımı her yıl artıyor. Bu yıl hangi ülkelerden yoğun ilgi bekliyorsunuz?

ANKIROS Güçlü Katılım ve Yoğun İlgiyle Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor

ANKIROS Fuarı, bu yıl da hem katılımcı hem de ziyaretçi sayısı açısından oldukça güçlü bir tablo ortaya koymaya hazırlanıyor. Fuarın kapsadığı geniş ticaret alanı ve metalurji sektörlerinin bölgemizde gördüğü yoğun talep sayesinde ANKIROS her yıl artan bir ilgiyle karşılaşıyor. Bugün itibarıyla fuarın büyük bir bölümü satılmış durumda.

Uzun yıllardır fuarımızda yer alan köklü katılımcı firmaların yanı sıra, sektöre yeni katılan ve uluslararası pazarlara açılmayı hedefleyen birçok yeni firma da ANKIROS aracılığıyla sektör profesyonelleriyle buluşmak üzere fuardaki yerlerini aldı. Bu da fuarın hem geleneksel katılımcı kitlesini koruduğunu hem de her yıl yeni oyuncularla büyümeye devam ettiğini gösteriyor.

ANKIROS’u 2024 yılında İstanbul Fuar Merkezi’ne taşıma kararımızın en önemli nedenlerinden biri, fuarı daha geniş hollerde ve daha büyük bir alanda gerçekleştirerek büyüme potansiyelini artırmaktı. Bu kararın olumlu sonuçlarını da kısa sürede gördük. ANKIROS 2024, İstanbul Fuar Merkezi’nin 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8’inci hollerinde gerçekleştirilerek yaklaşık %50 oranında bir büyüme yakaladı.

2024 yılında düzenlenen fuarımız, %60’dan fazlası yabancı olmak üzere 1000’in üzerinde firmaya ev sahipliği yaptı. Bu organizasyonda en dikkat çekici gelişmelerden biri de uluslararası katılımcı ve ziyaretçi sayısındaki belirgin artış oldu. Metalurji sektörünün küresel ölçekte yaşadığı dönüşüme rağmen fuarın bu denli güçlü bir katılımla gerçekleşmesi, ANKIROS’un uluslararası konumunun giderek güçlendiğini açıkça ortaya koyuyor.

Dünyanın lider metalurji profesyonelleri ANKIROS’ta buluşuyor

2026 yılında da benzer bir büyüme ivmesinin devam edeceğini öngörüyoruz. Bu yıl ANKIROS Fuarı’nda Almanya, İtalya, Çin, İran ve Tayvan’dan uluslararası pavilyon katılımları gerçekleşiyor. Bunun yanı sıra Avrupa, Orta Doğu, Asya ve çevre coğrafyalardan geniş bir ziyaretçi kitlesini ağırlamayı bekliyoruz.

Özellikle metalurji teknolojilerinde güçlü ülkelerden gelen katılımcılar ve uluslararası sektör profesyonellerinin yoğun ilgisi, ANKIROS’un yalnızca bölgesel değil, küresel metalurji endüstrisi için de önemli bir buluşma noktası haline geldiğini açıkça gösteriyor.

Türkiye’nin metalurji ve çelik teknolojileri alanında uluslararası rekabette konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk çelik sektörü gücünü yeşil dönüşümle pekiştirecek

Türkiye bu alanda gerçek anlamda güçlü bir konumda; önceden de belirttiğim gibi, dünyanın 7. büyük Avrupa’nın ise 1. büyük çelik üreticisiyiz.

Türk çelik sektörünün güçlü olduğu alanlara bakalım: uzun ürünler ve çelik boru-profil üretiminde dünya sıralamasında son derece güçlü bir yerimiz var. Alüminyum tarafında da Türkiye önemli bir üretim merkezi konumuna gelmiş durumda.

Kanımca rekabet gücünü artırmak için ise birkaç öncelikli alan var. Öncelikle düşük karbonlu ve yeşil çelik teknolojilerine olan geçişi önemli görüyorum. CBAM bu süreçte hem ciddi bir maliyet baskısı hem de dönüşümü zorunlu kılan bir gerçeklik olarak gündemdeki yerini koruyor. Sektörün bu iki boyutu birlikte yönetmesi gerekiyor. Aynı zamanda AB’nin kota düzenlemelerine ilişkin süreç, ihracatın geleceği açısından yakından takip edilmesi gereken kritik bir başlık olmaya devam ediyor. Bu tabloya yeni bir boyut daha eklendi: Avrupa Komisyonu’nun Mart 2026’da yayımladığı Industrial Accelerator Act taslağı, Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye’yi stratejik sektörlerde ‘Made in EU’ kapsamına dahil edebilecek bir mekanizma içeriyor ve çelik bu sektörlerin başında geliyor. Bu, Türk çeliğinin AB pazarındaki konumlanması açısından bir diğer önemli bir başlık. Bu ve benzer nitelikteki kritik konularda TÇÜD’ün koordineli duruşu ve çalışmaları çok önemli bir işlev görüyor. ANKIROS’un bu süreçteki rolü ise dönüşümü görünür kılan, hızlandıran ve sahaya taşıyan bir zemin olmak olacaktır.

TEKNOLOJİ VE DÖNÜŞÜM

Sektörde dijitalleşme, otomasyon ve yeşil üretim gibi başlıklar giderek önem kazanıyor. Bu yıl fuarda hangi teknolojik trendler öne çıkacak?

Enerji verimliliği ve yeşil üretim teknolojileri ile Hidrojen bazlı çelik üretim teknolojilerine ilgi artıyor

ANKIROS 2026’nın içeriğine bakıldığında üç teknoloji başlığının özellikle öne çıktığını görüyoruz. İlki, enerji verimliliği ve yeşil üretim teknolojileri. Hidrojen bazlı demir üretimi teknolojilerine artan ilgi, elektrikli ark ocaklarında enerji optimizasyonu, atık ısı geri kazanım sistemleri gibi başlıklar artık sektörün yatırım gündeminin merkezine oturmuş durumda.

İkinci belirgin trend olarak, süreç otomasyonu ve yapay zekâ destekli kalite kontrol öne çıkmakta. Üretim hatlarında insan müdahalesini azaltan, hata oranlarını düşüren ve verimlilik artışı sağlayan çözümlerin fuarda geniş yer bulacağını öngörüyorum. Özellikle orta ölçekli üreticiler için bu alandaki yatırım kararları kritik önem taşıyor.

Üçüncü olarak, döngüsel ekonomi modelleri ve yüksek katma değerli hurda işleme teknolojilerini sayabilirim. Avrupa’nın sürdürülebilirlik hedefleri ve hammadde döngüsüne ilişkin düzenlemeleri bu alanı son derece dinamik kılıyor.

Dördüncü ve ANKIROS’un özgün kitlesi açısından belki en stratejik başlık ise döküm teknolojilerindeki dönüşüm. Pik döküm, sfero döküm, alüminyum döküm ve çelik dökümde simülasyon yazılımları, düşük emisyonlu eritme teknolojileri ve döküm

kalitesini artıran otomasyon çözümleri gibi konuların bu yılki fuarda güçlü bir yer tutacağını öngörüyorum. Türkiye’nin döküm sektörü, TÜDÖKSAD verilerine göre Avrupa’nın önde gelen üretim merkezlerinden biri konumunda. Dolayısıyla bu potansiyelin gelecekle buluştuğu platform olarak ANKIROS’un üstlendiği rol bu alanda çok kritik.

Avrupa’nın karbon düzenlemeleri ve sürdürülebilir üretim hedefleri fuarın gündemini nasıl etkiliyor?

CBAM sonrası çelik sektörünün yol haritası ANKIROS’ta şekillenecek

Bu konu esasen fuarımızın gündemini şekillendiren en önemli konulardan biri ve bu etkinin önümüzdeki yıllarda daha da güçleneceğini düşünüyorum. AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), 2026 itibarıyla uygulamaya geçerek Türk çelik ihracatçıları için hem somut bir maliyet kalemi hem de dönüşüm baskısı haline geldi. Avrupa pazarına çelik ihraç eden firmalar artık karbon ayak izlerini hem ölçmek hem de yönetmek zorunda. Bu zorunluluk sektörün üretim rotası ve teknoloji tercihlerini doğrudan etkiliyor. İkinci faktör olarak bilgi paylaşımından söz edebilirim. Fuar boyunca düzenlenen teknik kongreler, paneller ve sektör değerlendirme toplantıları ANKIROS’u bir içerik platformuna dönüştürüyor. Bu içerikler katılımcılar için hem öğrenme hem de ağ kurma fırsatı sunuyor. Üçüncü ama eşit oranda önemli bir nokta da süreklilik. Fuar, birkaç günlük bir etkinlik olmanın ötesinde aslında yıl boyunca süren bir ekosistem ilişkisinin doruk noktası. Fuar bittiğinde bağlantılar kesilmiyor, iş görüşmeleri ve sektörel paylaşımlar devam ediyor.

Katılımcılar ve ziyaretçiler açısından fuarın sunduğu en önemli fırsatlar neler?

ANKIROS, katılımcı firmalar için Türkiye pazarına ve çevre coğrafyalara kapılarını açabilecekleri platformdur

Fuarın değerini katılımcı ve ziyaretçi olarak ayrı ayrı düşünmek gerekiyor, ama aslında ikisi için de temel değer aynı; doğru insanlarla, doğru zamanda, aynı çatı altında buluşmak. Katılımcı firmalar için ANKIROS, Türkiye pazarına ve çevre coğrafyalara kapılarını en geniş açabilecekleri platformdur. Normal koşullarda aylarca sürecek ve birden fazla coğrafyayı kapsayacak saha çalışmasının karşılığını, buradaki fuar sürecinde elde etme imkânı sunuyoruz. Bu yoğunluk ve çeşitlilik, başka bir kanalda bu ölçekte mümkün değil.

Ziyaretçiler için ise fuar, sektörü ve teknolojileri katalogdan değil sahada görme, karşılaştırma ve değerlendirme zemini sunuyor Satın alma ve yatırım kararları öncesinde alternatifleri aynı anda, bağımsız bir ortamda değerlendirebilmek son derece kritik; bu imkânı bu ölçekte sunan başka bir platform yok.

Bunun yanı sıra ANKIROS ile eş zamanlı ve mekânlı olarak, TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası Eğitim Merkezi (METEM) tarafından düzenlenen IMMC 2026 – 23. Uluslararası Metalurji ve Malzeme Kongresi de gerçekleştiriliyor. Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin katkılarıyla düzenlenen bu kongre, akademi ile endüstriyi aynı platformda buluşturarak bilgi paylaşımını güçlendiren ve yeni iş birliklerinin doğmasına zemin hazırlayan önemli bir bilimsel buluşma niteliği taşıyor. Fuar ile eş zamanlı gerçekleşmesi sayesinde hem katılımcılar hem de ziyaretçiler için çok daha zengin ve kapsamlı bir içerik sunulmuş oluyor.

Her iki taraf için de ortak bir değer var o da piyasanın nabzını tutmak. Sektörde kim nerede duruyor, hangi trendler gerçekten hayata geçiyor, rakipler ne yapıyor gibi bilgilere başka hiçbir platformda ANKIROS kadar yoğun ve verimli biçimde ulaşamazsınız.

KAPANIŞ SORUSU

Önümüzdeki yıllar için ANKIROS fuarının hedefleri ve büyüme vizyonu nedir?

ANKIROS olarak dönüşümün merkezinde olmaya kararlıyız

Vizyonum net: Bir fuarın başarısını metrekaresiyle ölçebilirsiniz ancak ANKIROS’un asıl ölçütü başka bir yerde. Benim için asıl ölçüt şu: Bu fuardan çıkan bir karar, bir teknoloji transferi, bir ortaklık sektörde iz bıraktı mı? Bir dökümhane daha verimli üretiyor mu, bir çelikçi yeni bir pazara açıldı mı, bir mühendis sahaya taşıyabileceği bir bilgiyle döndü mü?

ANKIROS’u önümüzdeki yıllarda bu soruların cevabı evet olan bir platform haline getirmek istiyorum. Türkiye bu sektörde Avrupa’nın üretim merkezi ve şimdi aynı zamanda bilgi ve dönüşüm merkezi olma zamanı. ANKIROS olarak bu dönüşümün merkezinde olmaya kararlıyız. Bu yolda atacak çok adımımız var ve bunu yapmak için gereken inanç, tecrübe ve motivasyona sahibiz.

E DERGİ İÇİN TIKLAYINIZ...

Erişilebilirlik