Ocak-temmuz döneminde üretim yüzde 7,9 artışla 23,2 milyon tona ulaşırken, nihai mamul tüketimindeki aylık düşüş ve yüksek ithalat seviyesi sektörün iç pazardaki görünümünü gündemde tutmaya devam etti.
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), temmuz ayına ilişkin çelik üretimi, tüketimi ve dış ticaret verilerini açıkladı. Veriler, yılın ilk yedi ayında ham çelik üretiminin geçen yılın aynı dönemine göre güçlü bir artış kaydettiğini ortaya koyarken, iç piyasadaki nihai mamul tüketimi ile dış ticaret tarafında ise daha farklı bir görünüm oluştu.
Ocak-temmuz döneminde ham çelik üretimi yüzde 7,9 artışla 23,2 milyon tona ulaştı
Buna göre Türkiye’nin ham çelik üretimi temmuz ayında yüzde 7 artarak 3,4 milyon tona yükseldi. Böylece üretimdeki artış trendi yılın yedinci ayında da devam etti. Ocak-temmuz döneminde ise toplam ham çelik üretimi yüzde 7,9 artışla 23,2 milyon ton seviyesine ulaştı. Üretimdeki söz konusu artış, Türk çelik sektörünün kapasite ve üretim performansını geçen yılın aynı dönemine göre güçlendirdiğini gösterirken, iç tüketim tarafında aynı ölçüde güçlü bir tablo oluşmadı.
Temmuzda nihai mamul tüketimi geriledi
Nihai mamul tüketimi temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,1 azalarak 3,5 milyon tona geriledi. Buna karşın ocak-temmuz döneminde nihai mamul tüketimi yüzde 4,7 artarak 23,3 milyon tona yükseldi. Yılın genelinde tüketimde artış görülmesine rağmen temmuz ayında yaşanan gerileme, iç piyasadaki talebin aylık bazda zayıfladığını gösterdi. Üretimdeki artış ile nihai mamul tüketimindeki düşüş arasındaki fark, sektörün iç pazar koşulları ve dış ticaret kanallarına daha fazla odaklanmasını gerektiren bir tablo ortaya koydu.
İhracat ilk yedi ayda
9 milyon tona ulaştı
Çelik ürünleri ihracatı temmuz ayında da artış gösterdi. Temmuzda ihracat geçen yılın aynı ayına göre miktar bazında yüzde 2,9 artarak 1,2 milyon tona, değer bazında ise yüzde 4,4 artışla 827,3 milyon dolara çıktı.
Ocak-temmuz döneminde ise çelik ürünleri ihracatı miktar bazında yüzde 2,4 artışla 9 milyon tona, değer bazında yüzde 1,6 yükselişle 6,1 milyar dolara ulaştı. İhracatın miktar ve değer bazında artış göstermesi, Türk çelik üreticilerinin küresel pazarlardaki satışlarını artırmaya devam ettiğini ortaya koydu. Ancak sektörün önündeki en önemli gündem maddelerinden biri, başta Avrupa Birliği olmak üzere önemli pazarlarda artan korumacılık önlemleri ve ticaret kısıtlamaları olmaya devam ediyor.
İthalat temmuzda sert geriledi
Çelik ürünleri ithalatında ise temmuz ayında belirgin bir düşüş yaşandı. İthalat, geçen yılın aynı ayına göre miktar bazında yüzde 19,7 azalarak 1,5 milyon tona, değer bazında ise yüzde 17,6 düşüşle 1,1 milyar dolara geriledi. Ocak-temmuz döneminde ise ithalat miktar bazında yüzde 3 azalarak 10,7 milyon tona, değer bazında yüzde 4,9 düşüşle 7,4 milyar dolara indi. İthalatın ihracata kıyasla hâlâ yüksek seviyede bulunması, Türkiye çelik sektöründe dış ticaret dengesinin temel gündem başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Bununla birlikte ithalattaki gerileme, ihracatın ithalatı karşılama oranında iyileşme sağladı.
İhracatın ithalatı karşılama oranı yükseldi
Geçen yılın ocak-temmuz döneminde yüzde 76,9 olan çelik sektöründe ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 82,1’e çıktı. Orandaki yükseliş, ihracatın ithalata kıyasla daha olumlu bir performans göstermesi ve ithalatın gerilemesiyle desteklendi. Ancak sektör temsilcileri, özellikle Çin kaynaklı ithalatın iç pazardaki payının artmasının yerli üreticiler açısından risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Güney Amerika ihracatındaki güçlü artış dikkat çekti
TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, üretimdeki artışın sektörün yılın ilk yedi ayında performansını güçlendirdiğini belirtti. Yayan, özellikle Güney Amerika pazarına yapılan ihracattaki güçlü artışın toplam dış satışlara olumlu katkı sağladığını ifade etti. Güney Amerika’ya yapılan çelik ürünleri ihracatının yüzde 85 artarak 762 bin tona yükseldiğini belirten Yayan, bu artışın toplam ihracat performansını destekleyen önemli unsurlardan biri olduğunu kaydetti.
Yayan, buna karşın Avrupa Birliği’ne yönelik ihracatta uygulanacak yeni kota düzenlemelerinin önümüzdeki dönemde sektör üzerindeki etkisinin daha belirgin hale gelebileceği uyarısında bulundu.
AB kotası için daralma uyarısı
Yayan, mevcut verilerin Avrupa Birliği’ne yönelik ihracatta yaşanabilecek olası daralmanın etkilerini henüz tam olarak yansıtmadığını belirterek, önümüzdeki aylarda AB pazarındaki ihracat kaybının hız kazanmasının beklendiğini söyledi.
Yayan, “Tüm bu gelişmeler, AB’ye yönelik ihracatımızda yaklaşık 4 milyon ton daralmaya yol açacağı değerlendirilen kota uygulamasının olumsuz sonuçlarını henüz tam olarak yansıtmıyor. Önümüzdeki aylarda AB’ye yönelik ihracatımızdaki daralmanın hız kazanması bekleniyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bu durum, Türk çelik üreticileri açısından mevcut ihracat pazarlarının korunmasının yanı sıra yeni pazarların geliştirilmesini de daha önemli hale getiriyor. Güney Amerika başta olmak üzere alternatif pazarlarda yaşanan ihracat artışının, AB’deki olası kayıpların telafi edilmesinde ne ölçüde etkili olacağı ise sektörün önümüzdeki dönemdeki performansı açısından önem taşıyacak.
Çin ithalatı sektörün gündeminde
TÇÜD’ün dikkat çektiği bir diğer konu ise Çin menşeli çelik ürünlerinin Türkiye pazarındaki varlığının artması oldu. Yayan, yılın ilk yedi ayında Çin’den gerçekleştirilen çelik ithalatının yaklaşık 2,5 milyon tona ulaştığını belirtti. Küresel çelik piyasasında kapasite fazlası ve artan korumacılık tartışmalarının yaşandığı bir dönemde Çin’den yapılan ithalattaki yükseliş, Türkiye’deki yerli üreticilerin rekabet koşulları açısından önem taşıyor. Özellikle farklı ülkelerde uygulanan korunma önlemlerinin Türkiye’ye yönelen ticaret akımlarını artırma ihtimali, sektörün yakından izlediği başlıklar arasında bulunuyor.
“Koruma tedbirleri yerli üretimi destekler”
TÇÜD Genel Sekreteri Yayan, başta Avrupa Birliği, ABD, Meksika ve Kanada olmak üzere farklı ülkelerde uygulanan koruma tedbirlerinin Türkiye’de de hayata geçirilmesinin sektör açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini savundu. Yayan, söz konusu tedbirlerin kapasite kullanım oranlarının artırılması, yerli üretimin desteklenmesi, ekonomik büyümenin güçlendirilmesi ve istihdamın korunması açısından önemli katkılar sağlayabileceğini belirtti.
Türkiye’nin çelik sektöründe üretim kapasitesini etkin kullanabilmesi için iç pazardaki talep koşullarının yanı sıra ithalat baskısının ve ihracat pazarlarındaki gelişmelerin de yakından takip edilmesi gerekiyor. Özellikle küresel ticarette korumacılığın arttığı bir dönemde, Türk çelik üreticilerinin rekabetçiliğini koruyabilmesi için hem maliyet avantajlarının hem de pazar çeşitliliğinin güçlendirilmesi önem taşıyor.
Üretim artıyor, sektör dış ticaret baskısını izliyor
Temmuz verileri genel olarak değerlendirildiğinde, Türkiye çelik sektöründe üretim tarafında olumlu, iç tüketim ve küresel ticaret koşulları açısından ise daha karmaşık bir tablo ortaya çıkıyor. Yılın ilk yedi ayında ham çelik üretimindeki yüzde 7,9’luk artış, sektörün üretim kapasitesini daha etkin kullandığını gösterirken, ihracattaki sınırlı yükseliş ve ithalattaki gerileme dış ticaret dengesine katkı sağladı. Ancak AB’de uygulanacak kota düzenlemeleri ve Çin menşeli ürünlerin Türkiye pazarındaki ağırlığı, sektörün önümüzdeki aylarda karşı karşıya kalacağı temel riskler arasında yer alıyor.


