ArcelorMittal, Fransa'da 1,3 milyar euroluk EAF yatırımını başlatıyor
ArcelorMittal, Fransa'nın Dunkirk tesisinde 2 milyon ton kapasiteli tek bir elektrik ark ocağı (EAF) kuracağını duyurdu. Başlangıçta planlanan iki EAF ve DRI tesisinden yalnızca tek bir ocak ayakta kaldı.

ArcelorMittal, Dunkirk tesisinde 1,3 milyar euro değerinde bir elektrik ark ocağı (EAF) kurma kararını 10 Şubat'ta resmen açıkladı. Yıllık 2 milyon ton kapasiteli ocağın 2029'da devreye girmesi planlanıyor. Yatırımın yarısı Enerji Verimliliği Sertifikaları aracılığıyla kamu kaynaklarından karşılanacak.
Yeni EAF, yüksek fırına kıyasla üç kat daha az CO2 salacak ve ton başına 0,6 ton CO2 eşdeğeri emisyon üretecek. Ocak; hurda, doğrudan indirgenmiş demir/sıcak briketlenmiş demir (DRI/HBI) ve pik demir karışımıyla çalışacak şekilde tasarlanıyor.
CEO Aditya Mittal, "Bu yatırımı başlatabilmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Bu adım, grubumuzun Fransa'ya olan uzun vadeli bağlılığını teyit ediyor" dedi.
İki EAF ve DRI tesisinden geriye tek ocak kaldı
Asıl dikkat çeken nokta, yatırımın kapsamındaki daralma. Lüksemburglu çelik devi daha önce Dunkirk'te iki EAF ve 2,5 milyon ton/yıl kapasiteli bir DRI tesisi inşa etmeyi taahhüt etmişti. İlk plana göre iki ocağın 2027'de faaliyete başlaması öngörülüyordu. Bugün masada yalnızca tek bir EAF var ve takvim 2029'a uzamış durumda.
Daraltmanın arka planında Avrupa'daki yüksek doğal gaz ve hidrojen maliyetleri yatıyor. ArcelorMittal yönetimi geçen yıl Fransız Parlamentosu'nda bu durumu açıkça dile getirmişti. Dünya çelik devi, Dunkirk dışında da Avrupa genelindeki karbonsuzlaşma projelerinin büyük çoğunluğunu rekabetçilik baskılarını gerekçe göstererek askıya almış durumda.
DRI tesisinin planlardan düşmesi, ArcelorMittal'ın kendi DRI üretim kapasitesini kurmak yerine yurt dışından DRI/HBI ithalatına yöneleceğine işaret ediyor. Bu, demir üretimi ile çelik üretiminin coğrafi olarak birbirinden ayrıştığı "decoupled steelmaking" modeline geçiş anlamına geliyor.
Yeşil çelik tanımında kayan ölçek riski
Yatırım kararı, AB'nin yeşil çelik politikalarındaki tartışmalarla da iç içe geçiyor. Sanayi Hızlandırma Yasası'nın (IAA) sızdırılan taslağına göre Avrupa Komisyonu, düşük karbonlu çelik etiketlemesine "kayan ölçek" mekanizması getirmeyi planlıyor. Bu sistemde üretimde kullanılan hurda oranı düştükçe daha üst düzey bir yeşil sınıflandırma elde ediliyor. Pratikte bu, DRI-EAF çeliğinin — emisyon profili daha yüksek olmasına rağmen — hurda bazlı EAF üretimine göre daha iyi bir yeşil etiket alabilmesi demek.
AB'nin bağımsız EAF üreticileri bu mekanizmaya sert biçimde karşı çıkıyor. Kaygıları somut: entegre üreticiler, kayan ölçek sayesinde inşaat sektörü gibi düşük karbonlu talebin yoğunlaştığı pazarlarda ikincil üreticilerin aleyhine avantaj elde edecek.
Tartışmanın daha geniş boyutu ise Avrupa'da demir ve çelik üretiminin kademeli olarak birbirinden ayrışması. CBAM, kalıcı çelik kotaları ve yeşil çelik standardizasyonunun mevcut rotası, entegre üreticilerin sınırlı bir EAF dönüşümü gerçekleştirirken pazarı dış ithalata kapatmasına, ancak ucuz DRI/HBI tedarikine erişimi korumasına olanak tanıyor. Bu senaryoda birincil çelik üretiminin kıta dışına kayması ve yurt içi fiyatların tüketici sanayilerin taşıyamayacağı seviyelere çıkması riski beliriyor.
2025 sonuçları ve 2026 beklentisi
ArcelorMittal bu hafta açıkladığı 2025 yılı sonuçlarında 3,2 milyar dolar net gelir raporladı. Dünya çelik devi, 2026'da Avrupa çelik fiyatları ve talebinde toparlanma bekliyor.




