Skip to main content
Demir Çelik

‘Avrupa’da Üretilmiştir’ Şartı, Yeşil Çelik ve DRI/HBI Dönüşümünde Kritik Rol Oynuyor

Sanayi Hızlandırma Yasası’nın (IAA) “Avrupa’da Üretilmiştir” şartının, Avrupa’da planlanan yerli DRI/HBI üretimini desteklemek amacıyla çelik sektörünü de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiği belirtiliyor.

2 dk okuma
‘Avrupa’da Üretilmiştir’ Şartı,  Yeşil Çelik ve DRI/HBI Dönüşümünde  Kritik Rol Oynuyor

Konuya yakın kaynakların aktardığına göre, mevcut düzenleme bu açıdan yetersiz kalıyor. Avrupa Komisyonu, Mart ayında IAA tasarısının 2029’dan itibaren kamu projelerinde kullanılacak çeliğin en az %25’inin düşük emisyonlu olmasını şart koştuğunu doğruladı. Ancak bu düzenleme, “Avrupa’da Üretilmiştir” kriterini ve düşük emisyonlu çelik için gönüllü etiketleme sistemini içermiyor.

Sektör temsilcileri, ortaya çıkan metnin Brüksel’de varılan uzlaşmaların bir sonucu olduğunu vurgularken, “yeşil çelik” kavramının olumlu bir adım olduğunu ancak yeterince güçlü bir yerli üretim teşviki sunmadığını ifade ediyor. Bu durum, bazı paydaşlar tarafından “kaçırılmış bir fırsat” olarak değerlendiriliyor.

Buna rağmen müzakerelerin tamamen sonuçlanmadığı ve bazı başlıkların hâlâ tartışıldığı belirtiliyor. Özellikle bazı Avrupa ülkelerinin kamu alımlarında yerli çelik şartına karşı çıkması, ortak bir pozisyona ulaşılmasını zorlaştırıyor. Sektör temsilcileri, açık ve net bir “Avrupa’da Üretilmiş” tanımına ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

Öte yandan, yeşil çelik kullanımı genel olarak yavaş ilerlese de bazı sektörlerde ivme kazanmaya başladı. Avrupa Komisyonu’nun yeşil çeliğin tanımı ve etiketlenmesi üzerine çalıştığı, sektörün ise daha basit ve uygulanabilir bir sınıflandırma sistemi talep ettiği ifade ediliyor.

Özellikle otomotiv ve yan sanayi üreticileri, tedarik zincirlerinin karbon ayak izini azaltma hedefleri doğrultusunda düşük karbonlu çeliğe yöneliyor. Son dönemde otomobil üreticilerinin yaptığı alımlar, bu alandaki talep artışını doğruluyor. Uzmanlara göre, bu eğilim gelecekte yeşil çeliğe olan ihtiyacı artıracak ve dolaylı olarak HBI talebini de yükseltecek.

Sektör kaynakları, mevcut üretim ve ticaret modelinin sürdürülebilir olmadığını belirterek, dönüşüm için daha kapsamlı adımlar atılması gerektiğini ifade ediyor. Elektrik maliyetlerinin düşürülmesi, yatırımların teşvik edilmesi ve talep yaratılması, bu dönüşümün temel unsurları arasında gösteriliyor.

Diğer yandan, “yeşil çelik” ve “Avrupa’da üretilmiş” kavramlarının nasıl tanımlanacağı da tartışma konusu olmaya devam ediyor. Tanımın değer zincirinin hangi aşamalarını kapsayacağı ve HBI gibi hammaddelerin bu kapsamda yer alıp almayacağı henüz netlik kazanmış değil. Ayrıca kamu alım kurallarına ilişkin AB genelinde bir uzlaşmaya varılması gerektiği vurgulanıyor.

Jeopolitik gelişmelerin DRI/HBI projelerine etkisine ilişkin ise sınırlı bir endişe söz konusu. Olası çatışmaların lojistik ve enerji maliyetlerini artırabileceği kabul edilse de, özellikle Güney Amerika’dan sağlanan yeşil demir tedarikinin, bölgenin görece siyasi istikrarı sayesinde daha az etkilenmesi bekleniyor.

Erişilebilirlik