Galva Metal A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Kısacıkoğlu: 2026 Daha Pozitif Bir Dönemin Başlangıcı Olacak
Galva Metal A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Kısacıkoğlu, Demir Çelik Store’a konuştu. Demir-çelik sektörü, son yıllarda küresel dalgalanmalar, maliyet baskıları ve talep değişimleriyle zorlu bir süreçten geçerken, sektör temsilcileri geleceğe daha temkinli ama umutlu bakıyor.

Galva Metal A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Kısacıkoğlu, 2026 yılına dair beklentilerini ve sektörün yol haritasını Demir Çelik Store için değerlendirdi.
2025’i küresel çelik piyasası açısından nasıl değerlendirirsiniz? 2026 için küresel çelik fiyatlarında öngörüleriniz nedir?
Son 2-3 yıl; hem sektörümüz, hem ülke ekonomisi hem de ülkemizin içinde bulunduğu coğrafya açısından oldukça zor geçti. Ekonomik sorunlar, yüksek faiz ortamı, savaşlar, artan korumacı önlemler ve özellikle Çin’in agresif üretim ve ihracat politikaları sektörü baskıladı.
Biz Galva Metal olarak bu süreci yatırım yaparak değerlendirdik. Hem tesis binamızı büyüttük hem de makine parkurumuzda ciddi yenileme ve modernizasyon projeleri gerçekleştirdik. Kapasitemizi artırırken, daha da önemlisi verimliliklerimizi yükselttik. Günümüz koşullarında artan üretim maliyetleri karşısında, verimlilik artışı olmadan sürdürülebilir olmak artık mümkün değil.
“Talep 2026’nın İkinci Çeyreğiyle Birlikte Canlanacak”
2026 yılının daha pozitif bir dönemin başlangıcı olacağını öngörüyorum. Özellikle yılın ikinci çeyreğiyle birlikte talepte belirgin bir canlanma bekliyorum. Çin ve Güney Kore menşeili saclara yönelik devam eden antidamping soruşturmasının yılın ilk haftalarında sonuçlanmasıyla ithalatın azalacağını, buna paralel olarak özellikle ince saclarda iç talebin artacağını düşünüyorum.
Son İki Yıldır Ertelenen Yatırım Projelerinin
2026 Yılında Kademeli Olarak Devreye Alınacak
CBAM uygulaması nedeniyle Avrupa’da fiyatların yukarı yönlü hareket etmesini bekliyorum. Ayrıca Ukrayna ve Suriye gibi bölgelerden gelecek talebin piyasayı destekleyeceğine inanıyorum. Yurt içi ve yurt dışı faiz oranlarının düşmesiyle birlikte, son iki yıldır ertelenen yatırım projelerinin 2026 yılında kademeli olarak hayata geçmesini öngörüyorum. Daha da canlı geçmesini beklediğimiz 2027 yılı öncesinde, bazı projelerin 2026’da devreye alınacağını düşünüyorum.
Euro/Dolar paritesinin yüksek seyretmesinin Türk ihracatçıları açısından önemli bir avantaj sağlayacağı kanaatindeyim. Özetle, 2026–2027 dönemi için oldukça iyimserim. Tüm hazırlıklarımızı da bu senaryoya göre yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.
AB’nin yeni kota değişikliği Türk çelik sektörünü nasıl etkiler; CBAM uygulaması 2026’da ihracat rekabetini nasıl şekillendirir?
Olumsuz etkileyeceği kesin. Özellikle kotalar büyük sıkıntı. CBAM tarafında da hala belirsizlik olması ithalatçıların karar vermesine engel oluyor.
2026 yılında sektör için en büyük riskler ve en büyük fırsatlar sizce nelerdir?
Sektör için her zaman en büyük risk Çin. Çin dünyanın açık ara en büyük üreticisi ve bu büyük kapasitenin %80 oranında sahibi Çin devleti. Kar-zarar hesabına değilde, istihdam hesabına bakarak yönetilen bu kadar büyük bir kapasite, Çin iç piyasası zayıf devam edip, ihracatta yoğun kalmaya devam ederse, diğer herkes için en büyük sorun.
Fırsatlar ise Ukrayna, Suriye gibi yerlerde huzur ve düzenin gelmesiyle olabilir. Ayrıca yılın ikinci yarısında faizler düştükçe, iç talep de artabilir
2025’te iç pazarda talebin seyrini nasıl değerlendirirsiniz? 2026 yılında iç pazar talebi için beklentileriniz ne yönde? Küresel çelik piyasasında arz-talep dengesi ve fiyatları belirleyecek temel unsurlar neler olacaktır?
2025’te talep çok canlı değildi. 2026 da daha iyi olmasını bekliyoruz. Hem gelecek AD önlemleri, hem eur/usd paritesinin daha yüksek seyretmesi, uzak doğu ve Avrupadan gelen ithalatı limitleyecektir. Faizlerin de düşmesiyle iç tüketim artacaktır. Çin iç piyasasını canlandırmaya çalışıyor. Yuan /usd paritesi de son zamanların en düşüğünde. Bunlar fiyatları yüksek tutabilir. Ayrıca umarım yeni uluslararası politik gerginlikler yaşanmaz. Demir çelik huzuru ve barışı sever. Savaşlar her açıdan hiç istemediğimiz bir şey.






