Skip to main content
Demir Çelik

Ortadoğu’da Savaşın Gölgesi: Türk Çeliği Nasıl Etkilenir?

Ortadoğu’da son dönemde yaşanan gelişmeler artık yalnızca “gerilim” olarak tanımlanabilecek bir noktayı geride bırakmış durumda.

2 dk okuma
Ortadoğu’da Savaşın Gölgesi:  Türk Çeliği Nasıl Etkilenir?

ABD, İsrail ve İran ekseninde şekillenen askeri çatışma, enerji piyasalarında ciddi bir belirsizlik yaratırken bunun sanayi üzerindeki yansımaları da kaçınılmaz hale geliyor. Enerji yoğun sektörlerin başında gelen çelik üretimi, bu tür jeopolitik kırılmalara karşı en hassas alanlardan biri olarak öne çıkıyor.

Çelik üretiminde enerji maliyetleri belirleyici bir unsurdur. Elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artış, üretim maliyetlerini doğrudan yukarı çeker. Ortadoğu’daki savaşın enerji fiyatlarını yükseltmesi halinde Türk çelik üreticilerinin de maliyet baskısı altında kalması kaçınılmazdır. Ancak küresel piyasalar açısından bakıldığında bu durumun farklı bir sonucu da olabilir. Enerji fiyatları yalnızca Türkiye’de değil dünya genelinde yükseldiğinde, düşük fiyatlarla agresif ihracat yapan üreticilerin maliyet avantajı da zayıflayabilir. Bu da rekabet koşullarını bir ölçüde dengeleyebilir.

Türk çelik sektörü açısından bir diğer önemli unsur Avrupa pazarıdır. Avrupa’da çelik fiyatlarının görece daha yüksek seyretmesi, yani fiyat primi bulunması, artan nakliye ve enerji maliyetlerinin bir kısmını telafi edebilecek bir tampon işlevi görebilir. Türkiye’nin coğrafi yakınlığı ve güçlü lojistik ağı da Avrupa’ya yönelik ihracatta önemli bir avantaj yaratmaya devam ediyor.

Öte yandan enerji piyasalarının kaderini belirleyen en kritik başlıklardan biri Hürmüz Boğazı’dır. Küresel petrol ve enerji ticaretinin önemli bir bölümü bu dar geçitten gerçekleşiyor. Boğazın tamamen kapanması oldukça radikal bir senaryo olarak görülse de, piyasalar için bazen fiili bir kesinti kadar risk algısı da yeterli olabiliyor. Sadece bu ihtimal bile enerji fiyatlarında ciddi bir “risk primi” oluşmasına neden olabiliyor.

Sonuç olarak Türk çelik sektörü için tablo tamamen olumsuz değil. Enerji maliyetlerindeki artış üreticiler üzerinde baskı oluşturacak olsa da Avrupa pazarındaki fiyat avantajı ve küresel maliyet artışının rekabeti kısmen dengelemesi sektörün nefes almasını sağlayabilir. Ancak tüm bu hesapların üzerinde tek bir belirleyici var: çatışmanın süresi. Kriz kısa sürerse piyasalarda dalgalanma sınırlı kalabilir; uzun sürerse enerji maliyetlerinden sanayi üretimine kadar geniş bir alanda kalıcı etkiler görmek mümkün olacaktır.

Türkiye’den Çin ve Güney Kore Menşeli Yassı Çelik Ürünlerine Anti-Damping Kararı

Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen anti damping soruşturmasına ilişkin Çin Halk Cumhuriyeti ve Güney Kore menşeli bazı yassı çelik ürünlerine yönelik damping marjları belirlendi. Alınan kararın, Türkiye’deki yassı çelik üreticilerini haksız rekabete karşı korumayı ve iç piyasada dengeli rekabet ortamını sağlamayı amaçlıyor. Anti-damping kararı, Türkiye’nin çelik sektöründe dış rekabeti dengelemeyi ve yerli üreticilerin zararını sınırlamayı hedefleyen stratejik bir ticaret politikası hamlesi olarak öne çıkıyor.

Sevgiyle kalın...

Erişilebilirlik