Kallanish Steel Scrap 2026 İstanbul’da Gerçekleşti: Küresel Hurda Piyasasında Dengeler Değişiyor
Şubat 2026’da İstanbul’da düzenlenen Kallanish Steel Scrap 2026 konferansı, hurda bazlı çelik tedarik zincirinin tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Farklı ülkelerden katılım sağlayan sektör temsilcileri, küresel hurda ticaretinin yönünü belirleyecek kritik başlıkları masaya yatırdı. Konferansta öne çıkan mesaj, hurda piyasasının artık daha bölgesel, daha kalite odaklı ve karbon regülasyonlarının etkisi altında şekillendiği oldu.

Şubat 2026’da İstanbul’da düzenlenen Kallanish Steel Scrap 2026 konferansı, hurda bazlı çelik tedarik zincirinin tüm paydaşlarını bir araya getirdi.
ABD’de Tarifeler Hurda Akışını Değiştiriyor

ABD’de uygulanan çelik tarifeleri, hurda arzının kıyı bölgelerden iç pazara yönelmesine neden oldu. İç pazarda marjların iyileşmesi, ihracat eğilimlerini zayıflatırken Kanada ve Meksika’dan ABD’ye hurda girişinin sürdüğü belirtildi. 2026 yılında ABD’nin hem hurda ithalatını hem de ihracatını artırması bekleniyor.

Ancak Yerel Arz Ön Planda
Hindistan’da emisyon azaltım hedefleri ve altyapı yatırımları hurda talebini artırıyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde tüketimin 50–60 milyon tona ulaşabileceği ifade edilirken, artışın büyük
kısmının yerel arzla karşılanacağı öngörülüyor. İthalatın ise orta vadede 8–10 milyon ton seviyesinde kalması bekleniyor.
Avrupa’da Kaliteli Hurda Sıkıntısı
AB’de premium hurda ile ağır eriyebilir hurda arasındaki fiyat farkının önümüzdeki dönemde açılması bekleniyor. 2025’te artan maliyetler ve düşen hacimler sektör kârlılığını ciddi şekilde baskıladı. Katılımcılara göre Avrupa’da en büyük sorun enerji fiyatlarından ziyade kaliteli hurda tedarikindeki zorluk.

Avrupa’da EAF ile yassı çelik üretiminin artması, daha yüksek kalite hurda ihtiyacını beraberinde getiriyor. ABD’de düşük bakır içerikli özel hurda üretimi için geliştirilen iş birlikleri örnek gösterilirken, Avrupa’da da çelik üreticileri ile hurda işleyicileri arasında daha koordineli bir yapıya ihtiyaç olduğu vurgulandı.
Çin Hurda İthalatını Rahatlatabilir
Çin’in hurda ithalatına yönelik kısıtlamaları gevşetme sürecinde olduğu, HMS kalitelerine izin verebileceği belirtildi. Ancak ülkede planlanan yaklaşık 70 milyon tonluk yeni EAF kapasitesine rağmen, yüksek elektrik ve hurda maliyetleri nedeniyle kapasite kullanım oranlarının düşük kaldığı ifade edildi.

Türkiye’ye yönelik hurda fiyatları 2025’te, deprem sonrası yıkım projelerinin yerel arzı artırması ve Asya menşeli kütük ithalatının yükselmesi nedeniyle gerilemişti. Ancak bu durumun 2026’da sürdürülebilir olmadığı belirtiliyor. Özellikle AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında düşük gömülü karbon şartı, hurda kullanımını yeniden destekleyebilir.
Buna karşın, Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki zayıf çelik fiyatları hurda fiyatlarındaki yükselişi sınırlayabilir.
Spread Daralıyor, Stratejiler Ayrışıyor
Türkiye’de hurda ile kütük arasındaki fiyat farkı önemli ölçüde daraldı. Bu durum elektrik ark ocaklı tesislerin kapasite kullanımını baskılıyor.
Bazı üreticiler Rusya’dan cevher bazlı metalik ithalatına yönelirken, bazıları yüksek katma değerli ürünlere odaklanarak marjlarını korumaya çalışıyor.
Venezuela’nın Rolü Artabilir
Konferansta, Venezuela’nın deniz aşırı hurda ticaretindeki rolünün 2026’da büyüyebileceği ifade edildi. Türkiye’nin ana varış noktası olmaya devam edeceği belirtilirken, finansal kısıtlamaların gevşemesi halinde ihracatın 1,5 milyon tona ulaşabileceği kaydedildi.
Türkiye’nin Fiyat Belirleyici Gücü
Zayıflıyor
Son yıllarda küresel EAF yatırımlarının artması ve korumacı ticaret politikalarının yaygınlaşması, hurda ticaretini daha bölgesel bir yapıya dönüştürdü. Bu durum, Türkiye’nin uzun yıllardır sahip olduğu küresel HMS fiyat belirleyici konumunu zayıflattı.
Sonuç
Kallanish Steel Scrap 2026’da verilen mesaj net: Küresel hurda piyasası artık sadece arz-talep dengesiyle değil, kalite gereksinimleri, karbon düzenlemeleri ve bölgesel ticaret politikalarıyla şekilleniyor. 2026 yılında arz tarafındaki sıkılık fiyatları yukarı yönlü baskılasa da, zayıf çelik piyasaları artışların sınırlı kalmasına neden olabilir.
