Skip to main content
Demir Çelik

PASİD Başkanı Arslan Küçükemre: “2026 zorlu geçecek ama pazar çeşitliliği ile hedeflerimizi koruyacağız”

Küresel ticarette artan korumacılık önlemleri, karbon düzenlemeleri ve emtia fiyatlarındaki oynaklık, paslanmaz çelik sektörünü yeni stratejiler geliştirmeye zorluyor. 2025 yılında ihracatta yüzde 16’lık artış yakalayan sektör, 2026’ya ise daha temkinli ancak yeni pazar arayışlarıyla giriyor. Paslanmaz Sanayici ve İş İnsanları Derneği (PASİD) Yönetim Kurulu Başkanı Arslan Küçükemre ile sektörün mevcut durumunu, 2026 beklentilerini ve Kuzey Amerika hedefini konuştuk.

PASİD Başkanı Arslan Küçükemre:  “2026 zorlu geçecek ama pazar  çeşitliliği ile hedeflerimizi koruyacağız”

2025 Yılı Değerlendirmesi

2025 yılında paslanmaz çelik ihracatı ve ithalatının performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

2025 yılında paslanmaz çelik ithalatı, miktar ve değer bazında bir önceki yıla benzer seviyelerde gerçekleşti. Toplamda 700.000 ton ithalat yapılırken, bunun karşılığı yaklaşık 1,4 milyar dolar oldu.

İhracat tarafında ise yüzde 16’lık bir artış sağladık. 139.000 tonluk ihracat hacmine ulaşırken, toplam ihracat değerimiz 322 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ancak hedefimiz yüzde 20’nin üzerinde bir artıştı. Dolayısıyla hedefimizin bir miktar gerisinde kaldık.

Avrupa Birliği en güçlü pazarımız olmaya devam etti

En başarılı ve en zayıf ihracat pazarları hangileri oldu?

Kota ve anti-damping vergilerine rağmen Avrupa Birliği en güçlü pazarımız olmaya devam etti. Bunun yanında Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Güney Amerika pazarlarında da ihracat artışı yakaladık.

Ticaret önlemleri ihracatı ne ölçüde etkiledi?

Özellikle paslanmaz çelik yassı ürünlerde yüzde 20’nin üzerinde büyüme hedefliyorduk. Ancak çeşitli kota ve anti-damping uygulamaları nedeniyle yüzde 16’lık artışla yetinmek durumunda kaldık. Bu önlemler ihracat performansımızı sınırlandırdı.

Euro paritesindeki artış AB’ye ihracatta avantaj sağladı

Döviz kuru ve finansman koşulları ihracatçıyı nasıl etkiledi?

Euro paritesindeki artış AB’ye ihracatta avantaj sağladı. Ayrıca Eximbank kredileri ve ihracatçılara özel döviz kuru uygulamaları finansman açısından destekleyici oldu. Bu da ihracatçılarımıza önemli bir kolaylık sundu.

CBAM süreci sektör için ne ifade ediyor?

Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM) 2025 yılı ihracatımıza doğrudan etki etmedi. Ancak 2026 yılında etkilerini daha sert hissedeceğiz. Referans değerlerin Türkiye için yüksek belirlenmiş olması dezavantaj yaratabilir. Yerinde denetim ve doğrulamalarla bu oranların daha düşük olduğu kanıtlanacaktır ancak sürecin 2027 başına kadar netleşmesi bekleniyor.

2026: Riskler, Fırsatlar ve Yeni Hedefler

2026 yılına ilişkin beklentileriniz neler?

2026 yılında değerli metal emtialarında artış bekliyoruz. Özellikle nikel ve krom fiyatları paslanmaz çelik fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Fiyatlarda yüzde -5 ile yüzde +10 arasında ciddi bir oynaklık öngörüyoruz. Bu durumun avantaj mı dezavantaj mı yaratacağını bugünden söylemek zor.

İhracatı sınırlayabilecek en büyük risk nedir?

CBAM uygulamaları ve 1 Temmuz 2026’dan itibaren AB’nin Türkiye dahil olmak üzere paslanmaz ve karbon çelik kotalarını yüzde 50 düşürecek olması en büyük risk. Bunun yanında, kendi pazarlarında vergi ve kotalarla sıkışan Çinli üreticilerin dampingli fiyatlarla alternatif pazarlara yönelmesi de sektörümüz açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Kuzey Amerika’yı hedef pazar olarak belirledik

2026’da öncelikli hedef pazarlar hangileri olacak?

İhracat hedeflerimizi korumak adına Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Güney Amerika pazarlarına daha fazla ağırlık vereceğiz.

Ayrıca yeni vergi düzenlemeleri sayesinde fırsatların oluşmaya başladığı Kuzey Amerika’yı hedef pazar olarak belirledik.

Vergiler, Yatırımlar ve Rekabet

Mevcut vergi ve ek mali yükümlülükleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mevcut gümrük ve anti-damping vergilerinin yerli üreticiyi koruyacağına inanıyoruz. Türkiye hâlâ paslanmaz çelik yassı ürünlerinde net ithalatçı konumda. Bu durum yeni yatırımların önünü açabilir.

Özellikle Sarıtaş Paslanmaz’ın planladığı entegre paslanmaz çelik üretim yatırımı, ülkemizi sektörde daha belirleyici bir konuma taşıyabilir.

Ancak kullanıcı tarafında artan vergiler girdi maliyetlerini yükseltiyor ve bu da rekabetçiliği olumsuz etkiliyor.

Zorlu Ama Stratejik Bir Yıl

2026 yılı; karbon düzenlemeleri, kota daralmaları, emtia fiyat oynaklığı ve küresel rekabet baskısı nedeniyle sektör açısından zor bir yıl olmaya aday görünüyor. Ancak sektör olarak pazar çeşitliliğini artırmak, yeni coğrafyalara açılmak ve rekabet gücünü koruyacak adımları hızla atıyoruz. Kuzey Amerika hedefi ise bu yeni dönemin en dikkat çekici stratejik adımı olarak öne çıkacak.

Erişilebilirlik