Assofermet Acciai Başkanı Sandrini: Avrupa Çelik Dağıtımı İstikrarlı Ancak Yapısal Olarak Daha Zayıf
İtalyan çelik servis merkezleri birliği Assofermet Acciai’nin Başkanı Tommaso Sandrini, Avrupa çelik dağıtım sektörünün istikrarlı bir görünüm sergilediğini ancak yapısal olarak geçmişe kıyasla daha zayıf bir zeminde faaliyet gösterdiğini söyledi. Sandrini’ye göre alt kademe talep, tarihsel seviyelerin %10–15 altında seyrediyor

Aynı zamanda Eurometal yönetim kurulu üyesi ve İtalya merkezli metal ürünleri üreticisi ve dağıtıcısı San Polo Lamiere’nin CEO’su olan Sandrini, 26 Şubat’ta Milano’da düzenlenen Eurometal etkinliğinde yaptığı değerlendirmede, tüketim hacimlerinin 2024’e kıyasla yatay seyrettiğini ancak 2020 seviyelerinin belirgin şekilde altında kaldığını ifade etti.
“Belirgin bir değişiklik görmüyoruz; yalnızca tüketim hacimlerinde bir tekrar söz konusu. Ancak başta otomotiv olmak üzere bazı sektörlerde ciddi tehditler var ve otomotiv sektörünün çok zor durumda olduğunu düşünüyorum” dedi.
Otomotiv Sektörü En Zorlanan Alan
Sandrini, çeliğin en büyük kullanıcılarından biri olan otomotiv sektörünün Avrupa’da en fazla baskı altında kalan sektör olduğunu vurguladı. Avrupalı üreticilerin elektrikli araçlara geçiş sürecini yeterince etkin yönetemediğini belirten Sandrini, sürdürülebilirlik hedefleri ile sanayinin rekabet gücü ve hayatta kalma ihtiyacı arasında net bir denge kurulamadığını ifade etti.
“CBAM’da Tam Bir Belirsizlik Var”
Arz tarafında ise 2025 yılının, son yirmi yıldaki serbest ticaret yaklaşımından keskin bir kopuşu temsil ettiğini söyleyen Sandrini, Çin’in sübvansiyon sistemi gibi uygulamalar karşısında korumacı önlemlerin anlaşılabilir olabileceğini ancak Avrupa Birliği’nin uygulama biçimini eleştirdi.
Özellikle Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM) ve mevcut korunma önlemlerine ilişkin ciddi belirsizlikler bulunduğunu dile getiren Sandrini, Ocak 2026 itibarıyla ithalata uygulanacak CBAM konusunda kuralların, değerlerin, ilgili aktörlerin ve emisyon sertifikasyon metodolojisinin netleşmediğini söyledi.
Sertifikasyon kuruluşlarının Eylül ayında açıklanmasının beklendiğini hatırlatan Sandrini, 1 Ocak 2026’dan itibaren yapılacak ithalatların büyük bölümünün 2027 sonuna kadar sertifikasyon alamayabileceğini ve bu durumun ithalatçıları varsayılan değerlere yönlendireceğini belirtti.
Bazı ülkeler için CBAM maliyetlerinin 650 €/ton seviyesine ulaştığını ifade eden Sandrini, bu rakamların “sağlam teknik ya da endüstriyel temeli olmayan, manipüle edilmiş veriler” olduğunu savundu.
Sandrini’ye göre dağıtımcılar şu anda hesaplayamadıkları riskleri üstlenmek zorunda kalıyor ve bu durum piyasada ciddi bir belirsizlik yaratıyor. Şubat sonundaki koruma kotası dağılımına ilişkin netlik eksikliğini de eleştiren Sandrini, bu tür temel unsurların satın alma kararlarına çoktan entegre edilmiş olması gerektiğini söyledi.
“Avrupa İklim Politikası
Sanayi Üzerinde Yük Oluşturuyor”
Mevcut tabloyu “Avrupa Birliği’nin iklim politikasının başarısızlığı” olarak nitelendiren Sandrini, European Union Emissions Trading System’nin (ETS) sağlam bir temele dayanmadığını ve Avrupa sanayisi üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu öne sürdü. Küresel ölçekte hidrojen ve yeşil çelik projelerinde yatırımların durdurulmasını, derin dekarbonizasyon hedefleri ile Avrupa’daki sanayi faaliyetlerinin sürdürülebilirliği arasındaki uyumsuzluğun göstergesi olarak değerlendirdi.
