CBAM baskısı Avrupa'da HRC ithalat fiyatlarını bir haftada 100 euro artırdı
Avrupa'da HRC ithalatı DDP bazında 720-740 euro/tona çıktı. CBAM ve artan navlun maliyetleri yassı çelik piyasasını baskı altına aldı.
Avrupa'da HRC ithalatı DDP bazında 720-740 euro/tona çıktı. CBAM ve artan navlun maliyetleri yassı çelik piyasasını baskı altına aldı.
AB'nin yeni çelik koruma sistemi 1 Temmuz 2026'da başlıyor. Yıllık kota 34 milyon tondan 18,3 milyon tona düşecek, kota aşımı vergisi yüzde 50'ye çıkacak.
Kuzey Avrupa HRC endeksi €716/ton, İtalya €697,50/ton seviyesinde. Alıcılar ithalat risklerinden kaçınarak yerli üretime yöneliyor.
Kuzey Avrupa'da sıcak haddelenmiş rulo fiyatları ton başına 701 euroya yükseldi. Navlun sorunları ve SKDM etkisiyle ithalattan uzaklaşan alıcılar yerli ürüne yöneliyor.
Antidamping Kararları Çelik Ticaretini Yeniden Şekillendiriyor
İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, AB’nin pandemi sonrası Uzak Doğu’ya bağımlılığı azaltma stratejisinin Türkiye için önemli fırsat yarattığını söyledi. Firmaların bu fırsatı değerlendirebilmesi için Avrupa’da lojistik merkezler ve hızlı depolar kurması gerektiğini belirten Tecdelioğlu, “E-ticaret kanallarına 24 saatte teslimat yapılabilecek altyapıyla hırdavat ürünlerini Avrupa’da Türkiye fiyatının 5-6 katına satabiliriz” dedi.
AB’nin “Made in EU” taslağında Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde dikkate alınması ihracatçılar tarafından memnuniyetle karşılandı.
AB, “Avrupa’da Üretilmiştir” kuralları konusundaki görüş ayrılıkları nedeniyle Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın yürürlüğe girmesini erteledi. Reuters’ın haberine göre, Avrupa Komisyonu, önerilen yerel içerik gereklilikleri konusundaki iç anlaşmazlıklar nedeniyle Sanayi Hızlandırıcı Yasası (IAA) kapsamındaki yeni sanayi politikası önlemlerinin sunumunu bir hafta erteledi.
Devlet destekli karbonsuzlaştırma projelerine ve artan kamu fonlarına rağmen Avrupa’da düşük emisyonlu çelik piyasası zayıf talep ve sınırlı spot işlemlerle durgun seyrini korurken, otomobil üreticileri tedarik güvenliğini sağlamak için üreticilerle uzun vadeli anlaşmalara yöneliyor.
Avrupa Komisyonu, ABD’nin atmayı planladığı adımlar konusunda tam açıklık sağlaması çağrısında bulundu. Brüksel, mevcut belirsizliğin AB ile ABD arasında Ağustos 2025’te yayımlanan ortak bildiride hedeflenen “adil, dengeli ve karşılıklı yarar sağlayan” ticaret ilişkisiyle uyumlu olmadığını vurguladı.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Avrupa Birliği’nin son dönemde imzaladığı ticaret anlaşmalarının Türk üretici ve ihracatçısının rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Baran, özellikle Avrupa Birliği’nin Hindistan ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ve Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ile geliştirdiği ticari ilişkilerin, Türk üretici ve ihracatçılarını AB pazarında dezavantajlı konuma düşürdüğünü ifade etti.
Orta Doğu’daki son çatışmaların enerji maliyetlerini yükseltmesi, çelik üretim maliyetlerini artıracağını belirten Türk Çelik Üreticileri Birliği (TCÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, “Ancak bu durum, bazı pazarlardaki agresif düşük fiyatlı ihracatın avantajını kısmen dengeleyebilir. Özellikle Avrupa’daki fiyat primi, artan nakliye ve enerji maliyetlerinin Türk çeliğinin rekabet gücünü olumsuz etkilemesini kısmen telafi edecek” dedi
İtalyan çelik servis merkezleri birliği Assofermet Acciai’nin Başkanı Tommaso Sandrini, Avrupa çelik dağıtım sektörünün istikrarlı bir görünüm sergilediğini ancak yapısal olarak geçmişe kıyasla daha zayıf bir zeminde faaliyet gösterdiğini söyledi. Sandrini’ye göre alt kademe talep, tarihsel seviyelerin %10–15 altında seyrediyor
EUROMETAL Güney Avrupa Toplantısı kapsamında 25 Şubat’ta Milano’da düzenlenen yuvarlak masa oturumunda, Avrupa son kullanıcı çelik sektörünün karşı karşıya olduğu temel sorunun yüksek maliyetler değil, zayıf talep olduğu vurgulandı. Katılımcılara göre düzenleyici belirsizlik ise piyasa kırılganlığını daha da derinleştiriyor.
EUROMETAL tarafından 26 Şubat’ta Milano’da düzenlenen etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “AB endüstriyel çölleşme riskini mi alıyor?” başlıklı yuvarlak masa toplantısında, Avrupalı politika yapıcılara acil eylem çağrısı yapıldı. Panelistler, birincil çeliğe yönelik mevcut koruma önlemlerinin yetersiz kaldığını vurgulayarak, korumaların nihai üreticiler ve çelik türevlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini savundu.
Avrupa Komisyonu, AB’nin Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması kapsamında sertifikaların alım satımını yönetecek Ortak Merkezi Platform’un kurulması için ihale başlattı; sistemin Şubat 2027’ye kadar faaliyete geçmesi bekleniyor.
İtalya’da bobin fiyatları Şubat başına kıyasla artış eğilimini sürdürürken, iç piyasada faaliyetler görece zayıf seyrediyor. Buna karşın hem küçük hem de büyük ölçekli alıcıların yeniden ithalat pazarına yönelmesi dikkat çekiyor.
Avrupa çelik sektörü, mevcut Sanayi Hızlandırma Yasası taslağının, yasa koyucuların “Made in Europe” hükümlerini dahil edip güçlendirmemesi halinde, düşük karbonlu çeliğe yönelik kamu desteklerini Avrupa Birliği dışındaki üreticilere yönlendirebileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 5 Mart’ta yaptığı açıklamada, Türkiye’nin “AB’de Üretildi” taslağına dahil edilmesinin otomotiv, çelik ve diğer sektörler için olumlu bir adım olduğunu belirtti.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından, Avrupa İşletmeler Ağı Projesi kapsamında düzenlenen “Made in Europe Kriteri: Rekabetçi Avrupa Sanayisinin Temel Unsurları ve Türkiye’ye Olası Yansımaları” başlıklı seminer, kamu, sanayi ve iş dünyasının geniş katılımıyla gerçekleştirildi.
OİB Başkanı Baran Çelik, Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türk otomotiv sektöründe rekabet gücünü zayıflattığını belirterek, Gümrük Birliği kurallarının acilen güncellenmesi gerektiğini söyledi
AB, devlet desteği alan elektrikli araç üreticilerinin araç parçalarının %70’ini AB içinden tedarik etmelerini zorunlu kılmayı planlıyor. Bu, düşük karbonlu alüminyum ürünlerinin %25’ini de içerecekken, çelik için ise menşe kuralları şartı olmaksızın %25’lik düşük karbonlu eşiği karşılamaya odaklanılacak.
Durgun piyasa koşulları ve düşük fiyatlar, Avrupa'daki çelik alıcılarını ikinci kalite sac rulosuna yönlendiriyor. CBAM düzenlemeleri de ithal deklase ürünlere avantaj sağlayabilir.
Avrupa Birliği'nin planlanan kota kesintisi Türk çelik ihracatını yüzde 60'a varan oranda küçültebilir. ÇİB, Ankara ve Brüksel'de eş zamanlı müzakere trafiği başlatmaya hazırlanıyor.